Türkiye-Rusya ilişkilerinin ekonomiye etkisi

Bahri Uğurlu, Rusya-Türkiye ilişkilerinin tam anlamıyla normale dönmesinin büyüme oranına olumlu anlamda katkı yağacağını söyledi. 

Türkiye-Rusya ilişkilerinin ekonomiye etkisi

Orta Karadeniz Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (ORKASİFED) Yönetim Kurulu Başkan Emin Bahri Uğurlu, Rusya-Türkiye ilişkilerinin tam anlamıyla normale dönmesinin büyüme oranına olumlu anlamda katkı yağacağını söyledi.

16 Nisan referandumu sonrasında iç ve dış piyasada yaşanan ekonomik durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Emin Bahri Uğurlu, “Bu seneki büyüme oranı 2-3’lerde gözüküyor. Bunu yüzde 5 seviyesine kadar çıkartabilsek herkes toparlanmaya başlayacak. Ekonomi yürümeye başlayacak. Ama biz gelişmekte olan ülkelerde bu oranın 4’ün altına düşmemesi gerekir. Son 2 yıldır bu oranın aşağısına düşüyoruz. Ekonomimiz etkileyen etkenler arasında sınırlarımızda yaşanan olaylar ve Rusya ilişkilerimiz ön sırada yer alıyor. Yaşanan uçak krizinin ardından Rusya-Türkiye ilişkileri tam anlamıyla başlamadığı için bundan 2 taraf da zararlı çıkıyor. Rusya'daki pazar, diğer ülkelere kadar çok daha büyük ve yakın. Şu anda Rusya’dan turistler tam anlamıyla ülkemize gelmiyorlar. Narenciye ihracatı da tam anlamıyla başlamış değil. Türkiye’nin ekonomisinin toparlanmasında bu 2 konu çok büyük önem arz ediyor. Rusya-Türkiye ilişkileri tam anlamıyla başlarsa büyüme oranımız da artar. Aşağılar ve dışarıda toparlanacağız, iç piyasada da üzerimizde bulunan gerilimi atmış olacağız. Şu anda muhalefet partisinde bir hareketlilik var. Bu hareketlilik bile iç piyasayı etkiliyor. Referandumdan yeni çıktık. Ekonominin daha iyi olması için gerekli adımların ivedi bir şekilde atılması gerekiyor” dedi.

"Referandumda ‘hayır’ çıksaydı piyasalarda bir deprem yaşanırdı"
İç piyasadaki durumu da değerlendiren Uğurlu, “Son 2 senedir büyüme oranı reel sektörde sıfıra yaklaştı. Seçim dönemi olan 2015 ve 2016 yılında büyüme oranı devlet yatırımları sayesinde yüzde 2-3 arasında olarak gözüktü. 2016 yılında yaşanan 2 hükümet değişikliği ve 15 Temmuz darbe girişimi piyasaları allak bullak etti. Bu iç piyasaları allak bullak etti. 2013 yılından itibaren de global piyasalarda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sıkıntılar var. Global piyasalarda referandumdan sonra bir iyileşme gözüküyor. Referandumda ‘hayır’ çıksaydı piyasalarda bir deprem yaşanırdı. Referandum sonrasında hükümetin alacağı reform tedbirleri ile bu süreci çok az bir sancıyla geçirebilir. Tedbirlerin acilen alınması gerekiyor. Referandum ile ilgili daha önce verilen fonlar, KGF’ler destekleriyle piyasa biraz yumuşamış gibi görünüyor. Bu KGF’lerin geri dönüşleri, KOSGEB yatırımlarıyla devam ediyor. Ama üretim ve büyüme başlamayacaksa, sürdürebilirlik ekonomiyle iç piyasada toparlanmayacaksa bunlar çok kötü olarak geri döner ve sıkıntı yaşarız. Bunların olmaması için üretimi arttırıp, hükümetin de biran önce reformları biran önce hayata geçirmesi gerekir” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER