Reform niteliğinde düzenleme yapılmalı

Samsun Barosu Başkanı Av. Kerami Gürbüz, “Yeni dönemde yargının ve avukatlığın artık kronikleşmiş problemlerine neşter vurulmasını talep ediyoruz. Bunun için bir takım reform niteliğinde yasal düzenlemelere ihtiyacımız var” dedi

Reform niteliğinde düzenleme yapılmalı

Samsun Barosu Başkanı Av. Kerami Gürbüz, “Yeni dönemde yargının ve avukatlığın artık kronikleşmiş problemlerine neşter vurulmasını talep ediyoruz. Bunun için bir takım reform niteliğinde yasal düzenlemelere ihtiyacımız var” dedi

14 Temmuz 2018 Cumartesi 09:10
Reform niteliğinde düzenleme yapılmalı

Samsun Barosu'nda basın mensuplarını ağırlayan Baro Başkanı Av. Kerami Gürbüz, 15 Temmuz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve avukatlık mesleğinin sorunları hakkında basın açıklaması yaptı.

Öncelikle 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetlediklerini belirten Av. Kerami Gürbüz, devletin hemen hemen her kurumuna sızmış olduğu anlaşılan FETÖ ve benzeri terörist unsurların devletten titizlikle temizlenmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda binlerce kamu personelinin mesleğinden ihraç edildiğini belirten Gürbüz, "Ancak bu ihraçların tamamına yakınının ilgililerin savunması dahi alınmadan yapılmış olması ve bu insanların büyük çoğunluğunun hangi eylem ya da eylemleri nedeniyle terör örgütüyle irtibatlı olduklarının somut bir şekilde açıklanmamış olması insanları suçsuzluğunu ispat etmek gibi bir durumla karşı karşıya bırakmıştır. Halbuki hepimizin bildiği gibi esas olan ve olması gereken suçsuzluğu değil, suçluluğu ispat etmektir. Bu bakımdan mesleğinden ihraç edilenlerin ve buna Olağanüstü Hal işlemleri İnceleme Komisyonu nezdinde 22.06.2018 tarihi itibariyle yapılan itiraz başvurusu sayısı 108 bin 905'tir. Komisyon tarafından verilen karar sayısı 21 bin 500 dikkate alındığında, incelemesi devam eden başvuru sayısı 87 bin 405'tir" dedi. Karar verilen 21 bin 500 başvurunun bin 300'ünün kabul, 18 bin 200'ünün ret ve 2 bini ise ön incelemede olduğunu belirten Gürbüz, bu nedenle kesinlikle bu davalara bakacak idare mahkemelerinin sayısının artırılması ve söz konusu itiraz ve davalar sonuçları çok hızlı bir şekilde sonlandırılması gerektiğini kaydetti. Demokratik hukuk devletinin insanların olmazsa olmazı olduğunu dile getiren Gürbüz, "Hukuk devletinin olduğu yerde adalet, adaletin olduğu yerde huzur, huzurun olduğu yerde yatırım, yatırımın olduğu yerde üretim, üretimin olduğu yerde kalkınma, kalkınmanın olduğu yerde zenginlik, zenginliğin olduğu yerde bölgesel ve küresel liderlik vardır" ifadesini kullandı.

YASAL DÜZENLEMELERE İHTİYACIMIZ VAR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yargı ve avukatlığın sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini belirten Gürbüz, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtiğimiz ve bu sistemin hükümetinin birkaç gün önce kurulduğu bir zamanda genelde yargının özelde avukatlığın problemlerini ve beklentilerini sizler aracılığıyla yetkili makamlara iletmek isteriz. Öncelikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ve yeni kurulan hükümetin devletimiz ve Türk milleti için hayırlı, uğurlu, başarılı ve verimli olmasını dileriz. Yeni dönemde yargının ve avukatlığın artık kronikleşmiş problemlerine neşter vurulmasını talep ediyoruz. Bunun için bir takım reform niteliğinde yasal düzenlemelere ihtiyacımız var. Her şeyden önce 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Yargının üç unsurundan birinde dahi eksiklik ve aksaklık olması durumunda bunun adalet hizmetinin kalitesine olumsuz yansıdığı/yansıyacağı tartışılmaz bir gerçektir. Öyleyse yargının tüm unsurları için mümkün olduğunca en nitelikli/yetkin hukukçuları yetiştirmek ve seçmek zorundayız. Bunun için başta Hukuk Fakültelerinin eğitim kalitesiyle ve hakimlik-savcılık ile avukatlığa kabulün şartlarının düzenlenmesiyle ilgili olmak üzere bir takım yasal ve yönetsel düzenlemelere ihtiyacımız bulunmaktadır. Bunları maddeler halinde şu şekilde sıralayabiliriz: Hukuk Fakültelerindeki her bir ana bilim dalında Doçent ve Yardımcı Doçent düzeyinde en az bir öğretim üyesi istihdam edilme imkanı yok ise, Hukuk Fakültesi açılmasına müsaade edilmemelidir. Hukuk Fakültelerinde mevcut öğrenci kontenjanları öğrenci mevcudunun ¼ üne kadar düşürülerek öğrenci kabulü yapılmalıdır. Adalet Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği ile ÖSYM’nin koordinasyonunda sadece hukuk fakültesi mezunlarının girebileceği, her yıl bir ya da iki kez merkezi sistemle yapılacak 'Devlet Hukuk Sınavı' gerçekleştirilmelidir. Bu sınavı kazananlar diğer şartları da taşıyorlar ise avukatlık stajına kabul edilmelidirler. Stajyer avukat 6 ayı yargı kurumlarında, 6 ayı staj eğitim merkezlerinde ve bir yılı da avukat yanında olmak üzere iki yıl staj yapmalıdır. Ancak bu süreç içerisinde stajyer avukata Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve TBB’nin birlikte oluşturacakları bir fondan asgari ücretin altında olmamak kaydıyla maddi destek sağlanmalıdır. Hakimlik ve savcılık görevine kabulde, 'Devlet Hukuk Sınavı'nı kazanıp, avukatlık stajını tamamlamak ve aktif olarak, fiilen en az 7 yıl avukatlık yapmak şartı getirilmelidir. Hakimlik, savcılık ve avukatlıkta uzmanlaşma zorunlu olmalıdır" diye konuştu.

Gülsüm ATİK-AA-İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4