Lisanslı Depoculukta Büyük Atak

Fındığın dünyadaki fiyatının Türkiye’de belirlenmesi için önemli bir adım atıldı. Giresun’da açılan 17 bin ton kapasiteli lisanslı depo ve elektronik ortamda işlem yapılabilen borsada üreticiler dünyadaki alıcılar ile bir araya gelecek. Bu büyüklükteki depoların Samsun’da da açılması gerektiği belirtiliyor

Lisanslı Depoculukta Büyük Atak

Giresun’da, dünyada ilk kez elektronik ortamda alım satım işleminin yapılacağı fındık borsası ve lisanslı depo projesi hayata geçiriliyor. Bu yıl hasat dönemiyle birlikte üretici, fındığını burada depolayabilecek ve tüm dünyadan alıcıyla buluşturabilecek. Projenin, fındığın dünyadaki fiyatının belirlenmesi noktasında önemli rol oynayacağı öngörülüyor.

BÜYÜK BİR ADIM

Giresun’da hizmete giren lisanslı fındık deposu ve spot borsası sayesinde artık fındık üreten çiftçinin de satın alan tüccarın da yüzü gülecek. 17 bin ton kapasiteye sahip sızdırmaz çelik silolarda depolanan fındık, azot gazı altında kalitesi bozulmadan muhafaza edilebilecek. Fındığın kalitesine göre sınıflandırılacağı tesise kurulan borsa sayesinde de birden fazla alıcıyla elektronik ortamda buluşacak olan üretici, ürününü istediği fiyata satabilecek. 35 dönüm arazi üzerinde 10 milyon avroya bölgeye kazandırılan dünyanın ilk lisanslı fındık deposu ve spot borsasının, dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini karşılayan Türkiye için dünya pazarında fındığın fiyatının belirlenmesi noktasında büyük bir adım olduğu ifade ediliyor. AB Mali Programları Daire Başkanı Murat Altun, fındık üretiminin fazla olduğu diğer şehirlerdeki ticaret borsaları tarafından bu projenin model alınarak hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

DÜNYANIN İLK BORSASI

Bugün dünyada fındık fiyatının Hamburg’da belirlendiğini ifade eden Altun, Giresun’a kurulan borsanın dünyada ilk olduğunu belirtti. Burada elektronik ortamda borsacılık yapılacağını aktaran Altun, “Proje Türkiye açısından büyük önem taşıyan ürün borsacılığını geliştirme yönünde de olumlu bir rol oynayacak. Proje sayesinde ürün senedi ticaretiyle tescil gelirlerinde artış sağlanacak. Ürünün alıcı ve satıcıları çok daha büyük bir platformda bir araya getirilerek gerçek fiyat oluşumuna katkı sağlanacak, işlem hacminde büyüme elde edilecek. Elektronik ticaretin gelişerek ürün ticaretinin yaygınlaşması, borsaların gerçek işlevlerine dönmeleri ve modern bir yapıya kavuşmaları da sağlanacak” dedi.

SAMSUN’DA DA KURULMALI

Bu tip projelerin Samsun’da da kurulması gerektiğini belirten Altun, “Bununla birlikte, güçlü ve modern borsacılık yapısıyla Türkiye’deki ürünlerin pazarlanmasının yanında, Türkiye’yi çevreleyen geniş bir coğrafyada yer alan ülkelerin ürünlerini de pazarlama ve küresel ticaretten daha fazla pay alma imkânına sahip olunacak. Giresun özelinde projeyle birlikte depolama ihtiyacının yüzde 15’i karşılanabilecek. Bu anlamda ticaret borsalarının gerekli sorumluluğu devlet desteğini arkalarına alarak eyleme geçmeleri gerekiyor" diye konuştu.

KOBİ’LERE MALİYET GARANTİSİ

Depo sayesinde KOBİ’lerin kendi işletmeleri için depo inşa etme maliyetinden kurtulacağını ve asli faaliyet alanlarına yoğunlaşma imkanına kavuşacağını ifade eden Altun, “Bununla birlikte, ellerinde olan ürün senetleriyle ileride olası fiyat farklılıklarından korunma, riskleri azaltma ve işletmelerinin kar-zarar durumunu tahmin etme imkânına da sahip olacaklar. KOBİ’ler ellerindeki ürün senetleri yoluyla işletmelerinin ürün ihtiyacını garanti altına almanın yanı sıra, senetleri teminat olarak kullanarak bankalardan kolay kredi temin edebilecekler” dedi.

DEVLETİN YÜKÜNÜ AZALTACAK

Ürün pazarlamasında özel sektörün aktif rol alması ve devletin bu alandan çekilmesine yönelik bu alandaki politikasının bir adımı olan projenin devletin yükünü de hafifleteceğini ifade eden Altun, “TMO, Fiskobirlik gibi kuruluşların devlet alımı yapmaktan uzaklaşması karşısında piyasada doğan ürün pazarlaması sorununun aşılmasına katkı sağlanacak. Bazı ürünlerde devlet üzerindeki alım ve stoklama maliyeti azalacak. Bununla birlikte, Türkiye’nin tarımsal üretim miktarı ve ürün kalitesi hakkında daha kesin istatistiki veriler derlenebilecek ve bu doğrultuda tarımsal politikalara yön verilebilecek. Sistemin getirdiği avantajlar sayesinde tarımsal ürün ticareti kayıt altına girecek ve vergi kaçağı sorunu azalacak. Diğer yandan, kalite unsurları ve standartları objektif olarak belirlenen ürünlerin daha çok gelir getirmesi, daha kaliteli ürün üretilmesini de teşvik edecek” bilgisini paylaştı.

Gülsüm ATİK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER