İnşaat firmalarına rant kapısı olacak

İmar Affı düzenlemesine ilişkin Gazete Gerçek’e konuşan Mimarlar Odası Samsun Şubesi Başkanı İshak Memişoğlu, düzenleme ile ‘inşaat sektöründe faaliyet gösteren bazı firmalara yeni rant alanları açılacağını’ savundu

İnşaat firmalarına rant kapısı olacak

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’a bağlı Mimarlar Odası Samsun Şubesi Başkanı İshak Memişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan "Vergi ve prim borçlarının yapılandırılması, emeklilere dini bayramlar öncesi ikramiye ödenmesi, imar barışı, üniversitelerden kaydı silinenlere af" gibi düzenlemeleri de içeren kanun tasarısına ilişkin Gazete Gerçek’e konuştu.

KAMU YARARINA OLMADIĞI BELLİDİR

İshak Memişoğlu, “Seçim öncesinde böyle bir düzenlemeye gidilmiş olması çok manidardır. ‘Neden böyle bir düzenleme getirilir ve siyasi iktidar neden seçim öncesinde böyle bir tasarrufta bulunur’u bunu irdelemek gerekmektedir. Açıkçası bu düzenlemenin kamu yararına olmadığı bellidir. Buradan bir siyasi çıkar elde etme amacı güdüldüğünü anlamak zor değildir. Dolayısıyla bu düzenlemenin olumsuz olduğu, ilk başta anlaşılmaktadır” diye konuştu.

HER DÖNEMİN SİYASİ İKTİDARINCA..

“İmar Afları her dönemin siyasi iktidarı tarafından, seçim zamanı sürekli olarak gündeme getirilen uygulamalardır” diyen İshak Memişoğlu, “Bu uygulamaların bu güne kadar bir türlü olumlu yönlerini göremedik. 1999 depreminde Düzce ve onun dışında diğer bölgelerde yaşanan depremlerden etkilenen yapıların stoğuna baktığımızda; yıkılan binaların imar afları ile yasallaştırılmış binalar olduğu tespit edilmiştir. Bunlar aslında, son yıllarda küreselleşme adı altında konulan yeni liberal politikaların ülkemizdeki yansımalarıdır. Bu durum, ekonomik dar boğazı ve kent topraklarını pazarlayarak aşmaya çalışan bir anlayışın ürünüdür” şeklinde konuştu.

‘SEÇİM SÜRECİNDE NASIL OLSA AF EDİLİRİZ’

İshak Memişoğlu, şöyle devam etti; “Ülkemizde, Cumhuriyet’in kurulmasından sonra kentlerin planlı gelişimi için ortaya konulan çabalara karşı, 1950 yılından itibaren izlenen ekonomik politikaların bir sonucu olan kırdan kente göçün beraberinde getirdiği kaçak yapılaşma yönteminin gelişmesine neden olmuştur. Bu kaçak yapılaşma daha sonra ilk olarak hazine arazilerinin işgali ile başlamış olan ve daha sonra tarım alanlarına, kıyılara, ormanlara, meralara, yaylak ve kışlak dediğimiz doğal alanlara doğru genişlemiştir. Yani kamusal alanların da işgaline neden olmuştur. İmar affı uygulamaları, aslında Türkiye’ye yapılı çevreyi şekillendiren kentsel popülizmin en önemli sonuçlarından birisidir. İmar affı uygulamaları ile kentsel popülizm tavan yapmıştır ve bu her seçim sürecinde bir beklenti haline gelmiştir. Dolayısıyla insanlar, ‘Nasıl olsa seçim süreci geldiğinde, kentimizi affettiririz’ düşüncesi ile yine bir takım kaçak uygulamalara devam etmiştir.”

DEVLETE OLAN GÜVENE DE ZARAR VERİYOR

“Devlet, hukuka aykırı yapılaşmaları siyasal iktidar tarafından toplum yararı olduğuna karar verilen koşullara dayandırarak yasallaştırıyor. Yani devlet, bunun toplum yararına olduğunu iddia ediyor ancak böyle birşey yok” diyen İshak Memişoğlu, “Bu güne kadar çıkartılan onlarca imar affı ile kaçak yapılaşmasının yarattığı kendiliğinden büyüme, kentlerimizi olumsuz şekilde etkilemiştir. Bu kendiliğinden plansız büyümeyi ise devlet adeta benimsemiştir ve bunu belli aralıklarla uygulamaya koyduğu İmar Afları ile de yasal hale getirmiştir. Kısacası, çıkartılan imar afları aslında toplum yararı amacından uzaklaşmış durumdadır. Kaçak yapıların yasallaştırılarak ödüllendirilmesi, toplumsal güvene de hukuk düzenine de doğrudan zarar vermiştir. İnsanlar artık devlete ‘Devletin koyduğu kanunların önemi yok. Nasıl olsa devlet belli aralıklarla bunları hükümsüz sayıyor’ bilinci ile güvenmiyor. Bu anlayışla ise İmar Affı düzenlemeleri, kentlerin sürekli olarak plansız büyümesini körüklüyor” dedi.

İNŞAAT SEKTÖRÜNE YENİ RANT KAPILARI

İshak Memişoğlu, son olarak ise “İmar Affı ile tıkanan ve krize giren inşaat sektörü üzerinden yeni rantlar elde edilmesi hedeflenmektedir. Örnek vermek gerekirse, TOKİ aracılığıyla iş yapan ve iktidarın koruması altında olan inşaat firmalarına yeni alanlar açmak ve halkın yaşadığı mahalleleri, bu kuruluşların şantiyesine dönüştürmek için altyapı hazırlanmaktadır. Mimarlar Odası olarak, seçim sürecinde İmar Barışı adıyla topluma sunulan bu kaçak yapılaşma affının, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye atan, tarihsel ve doğal alanları tahrip eden, hukuk dışı uygulamaları yasallaştıran ve kentlerimizi yaşanmaz hale getiren bir girişim olarak görüyoruz. Bu girişimin kesinlikle geri çekilmesi gerektiğini söylüyoruz ve takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı. İshak Memişoğlu, ayrıca, Resmi Gazete’de yayımlanma sürecine gelen İmar Affı düzenlemesi ile ilgili iptal davaları açacaklarını ekledi.

Tolga BİRGÜCÜ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER