'Emeğimizi çalıyorlar'

Samsun Organize Sanayi Bölgesi ve eski sanayi esnafları doların hızla artışının özellikle üretime büyük darbe vurduğunu söylediler.

'Emeğimizi çalıyorlar'

Doların artışını Gazete Gerçek’e değerlendiren esnaf bir hayli dertli. Özellikle sanayi üretimiyle uğraşan esnaflar, doların hızla artmasının piyasalara rahatsızlık verdiğini ve bir daralma yarattığını kaydediyorlar. Fakat tüm bu olanların yanı sıra piyasalara karamsar bakmamak gerektiğini savunanlar da var. Bazı esnaflar ise bu gidişatın uzun sürmesi halinde kepenk kapatmaya kadar gideceğini belirttiler. Sanayi esnafı üreticileri ise tüccarlardan farklı düşünüyor. Tüm yükün üreticinin emeğini çalmak suretiyle, dolar kanalıyla üreticiye bindiğini kaydeden üretici esnaflar, doların artmasına tepki gösteriyor.

 

AÇIKLAMALAR PİYASAYI PANİĞE SÜRÜKLER

1950’li yıllardan itibaren özellikle sanayi alanı içerisinde ticaretle uğraştığını kaydeden Samsunlu demir tüccarı Cemal Güdül doların artışına panik yapmamak gerektiğini vurgulayarak, “Ben 60 yılı aşkın bir süredir sanayiciyim. Sanayinin hem üretim alanında, hem de ticari alanında faaliyetler gösterdim. Demir ürünü, gerek inşaat olsun, gerekse profil tarzı, direk dolardan etkilendiği yok. Bu tip panik açıklamaları piyasaları daha da fazla paniğe sürükler. Herkes işine daha sıkı sarılmalı, daha sadık olmalı. Bizi feraha erdirecek tek şey çok çalışmaktır” dedi.


‘ASIL MESELE ENERJİ’

Türkiye’nin dolardan etkilendiği asıl sektörün enerji konusu olduğunun da altını çizen Güdül, “Bakınız Türkiye’de bizim işimiz olan demir direk dolardan etkilenmez. Demiri etkileyecek olan enerjidir. Yani kömür ve doğalgaz. Bu anlamda enerji tarafında çok hassas olunmalıdır. Bugün dolar, dünya demir ticaretine hakim değildir. Çünkü demirin dinamikleri çok. Öncelikle bir hurda meselesi var. Türkiye en fazla hurda işleyen, eriten ülkedir. Hurdada da dışa bağımlıyız. Ya hurda işliyoruz, ya da cevherden demir üretiyoruz. Cevherde de dışa bağımlıyız. Bugün Türkiye’de demir üreten büyük kuruluşlar Erdemir ve Karabük demir çelik mesela, cevherden demir elde ediyorlar. Cevher ise Brezilya gibi yabancı ülkelerden elde ediliyor. Ama yine de dolar doğrudan demiri etkilemedi” diye belirtti.

‘HERKES AKLISELİM DAVRANSIN’

Bu gibi dalgalanmaların Türkiye ekonomisinde olağan olduğunu savunan Güdül, “Bakınız biz eskiden çok daha hassas ekonomik dönemlerde iş yaptık. Malum Türkiye büyüyor, elbette büyümesini istemeyen yabancılar ve yerli iş birlikçileri var. Dün de vardı, bugün de var. Bunları bilmek, düşünmek, hesap etmek gerek. Kimse dolar artıyor diye sızlanıp, piyasaları paniğe sürüklememeli. Gerekirse herkes eskisinden daha temkin davransın, borçlanmasın. Lüks tüketimden kaçınsın. Eğer böyle bir dönemde ipin ucunu kaçıran üretici veya esnaflar olursa kayıp büyük olur” şeklinde konuştu.

 

‘EMEĞİMİZ ERİYOR’

Samsun sanayide Sanayi mutfak ekipmanları üreten Mesut Atik ise doların her geçen gün emek hırsızlığı yaptığını söyledi. Buna göre Atik, “Biz mevcut krom, sac gibi kalifiye ham madde ile sanayi mutfaklarının ekipmanlarını üretiyoruz. Doların bu artışı bizi tamamen çaresiz bırakmakta. 2 ay önce aldığım siparişi Türk Lirası üzerinden almışım, şuan siparişe başlamak istiyorum ama ham madde neredeyse %35 zamlandı. Ben anlaştığım müşteriye nasıl %35 zamlandı diyeceğim? Hadi kazanmasam desem, zaten kar oranım %15. Bunu bile almasam %25 zarardayım. Bu anlamda yapacak bir şey yok. Direnmeye çalışıyoruz. Yeni siparişlerimiz de durma noktasında. Kimsede işyeri açma veya işletme kurma hevesi kalmadı. Ticaretin çoğu finans demektir ama moral de çok önemli. İnsanlar şuan önünü göremiyor, ne olacak sorusu herkesin dilinde. Üretim yaptığımız, emek verdiğimiz bu malları üreterek aslında doların artmasını sağlayan her kimse onlara çalışıyoruz. Birileri bu işten çok zengin olurken, birileri de iyice gariban oldu.  Bir an önce bu sisli havanın dağılmasını istiyoruz” dedi.

 

‘MOBİLYADA EN ÇOK SÜNGERİ VURDU’

Mobilya sektörü alanında üretim yapan Bekir Köksal ise, “Biz mobilya üretiyoruz, yani sektörümüz mobilya. Mobilya demek özellikle koltuk işinde sünger demektir. Maalesef sünger tamamen dışardan geliyor. Sünger son bir ayda %70 zamlandı. Aldığım siparişlere sünger isteyemez oldum. Önceden 2 tır sünger kapıma gelirdi, şimdi ben küçük arabamı gönderiyorum. Burada kumaş da aynı şekilde. Bir gün bir günü tutmuyor. Zam gelecek diye ödümüz kopuyor. Biz bu zamları işçiliğimizden karşılayamayız çünkü oran yüksek. Müşterilerimize de yansıtmak mümkün değil. Dün 100 Liraya yaptığım iş, bugün 170 Lira dediğimde bunu kimseye açıklayamıyoruz. Birileri burada, sanayilerde çalışarak sarf ettiğimiz emeğimizi hortumluyor. Umarım bir an önce rutin hale gelir. Yoksa dayanamayabiliriz” diye konuştu.

 

Serhat TÜRK

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER