'Artık söz de karar da milletin'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, A Haber Televizyonu'nda Zeynep Bayramoğlu'nun sunduğu ve Türkiye'nin yakın tarihindeki siyasi kırılma noktalarının konuşulduğu Kadraj programına konuk oldu.

'Artık söz de karar da milletin'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, ''Ne zaman ki Türkiye'de bir lider dünyaya dönüp dik duruş sergilediğinde, sadece siyasetin değil, ülkenin gelişmesinin ve kalkınmasının önüne bir duvar örüldü. İnşallah bundan sonra Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yeni bir bakış açısıyla birlikte siyasi anlamda yeni bir kültür oluşacak. Bununla birlikte bu yaşananlar mazide kalacak'' dedi.,

CHP'DE VİZYON EKSİKLİĞİ VAR

Programa Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ve Gazeteci-Yazar Salih Tuna ile birlikte katılan Karaaslan, CHP'de yaşanan gelişmelerin sorulması üzerine, ''Türkiye çok önemli ve hayati günlerden geçti. 16 Nisan halk oylamasından sonra CHP yine kendi derdine düştü. Sürekli olarak parti içi demokrasiden bahseden ana muhalefet partisinin şu anda içine düşmüş olduğu durumu hepimiz kaygı ile izliyoruz. CHP, bugün Türkiye için bir vizyon ortaya koymak yerine oluşturulmuş bir vizyona hayır dedi. Çok yersiz ve zamansız bir 2019 tartışması ile CHP çatırdamaya başladı. Bir vizyon eksikliği var'' dedi.

AÇIK OYLAMA GİZLİ TASNİF

1946'daki genel seçimlere CHP sandıklara nasıl müdahale etti? Menderes Dünya Bankası temsilcilerini neden ve nasıl kovdu? sorularını yanıtlayan Karaaslan, ''1946 seçimleri CHP'nin zihniyeti açısından 1950 seçimleri de halkın demokrasi talebini anlamak açısından bu ikisi çok önemlidir. 1946'da çok partili hayata geçiş diye konuşulur ama bu gerçek değildir. O seçimde açık oylama gizli tasnif yapıldı. Bu seçimin bir özelliği daha var. 1947'de yapılması gereken seçim Demokrat Parti teşkilatlanma yapısını yapamasın diye halktan aldığı teveccüh dikkat çekince seçimler öne alınarak 1946 yılında yapıldı. Bu sonuç yaşandı. 1950 yılı seçimleri yaşandı. Buda hakikaten halkın demokrasi talebinin sandıkta karşılık bulduğu, somutlaştığı bir tecrübe oldu. Türkiye demokrasi tarihi açısından en önemlisi bu'' dedi.

MENDERES-ERDOĞAN BENZERLİĞİ

Adnan Menderes dönemimde Dünya Bankası'nın AK Parti'nin iktidar olduğu dönemde İMF'nin Türkiye'nin yatırımlarına müdahil olması sorulan Karaaslan, ''Tarih keşke tekerrür etmeseydi. Bizde çok ciddi tecrübeler yaşadık. Menderes döneminde bürokrasinin önceliklerine göre değil, halkın taleplerine göre politikalar şekillendirildi. Bu yatırımları gerçekleştirecek olan bir liderin, o dönemde ihtiyacı olan krediyi alamaması ve o dönemdeki cumhurbaşkanına bunun saygısızca iletilmesi noktasında gösterdiği bir dik duruş var. Ne zaman ki aslında Türkiye'de bir lider dünyaya dönüp dik durduğunda ki, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyaya karşı dik duruşunun ve arkasından yaşananların neler olduğunu biliyoruz. Çok büyük bir benzerlik var ikisi arasında. Aslında burada sadece siyasetin değil, ülkenin gelişmesinin kalkınmasın önünde bir duvar. 2013 yılında ise ibrelerin en yükseği gösterdiği, İMF'ye olan borçların bitirildiği ve yeni iddiaların ortaya konulduğu bir dönemde gezi olayları başladı. Bütün bu yaşananlarla aslında tarihin tekerrür ettiğini gördük. Adnan Menderes 'yeter söz milletin' demişti. Cumhurbaşkanımız ise 'Yeter söz de karar de milletin' dedi. Yani millet karar alma sürecinin en başında en tepesinde lideriyle hareket eden bir pozisyonda idi. Ama gezi olayları sonrasında bu denemeler bitmedi. Arkasında dünya ile ilişkiler noktasında ülkeyi zora sokacağı çok olaylar yaşadık'' dedi.

YAŞANANLAR MAZİDE KALACAK

Karaaslan programın sonunda Cumhurbaşkanlığı sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunarak, ''Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye için önemli adımların atılmasına vesile olacağını önümüzdeki dönemlerde göreceğiz. Halkın Cumhurbaşkanının adını bile bilmesini gerek duyulmayan dönemlerden, halka kendini anlatan halka rağmen değil halka birlikte yol alan halkın taleplerini çözüm üretmek için belki de ömrünü feda eden bir lidere doğru gelinen bir süreç var. Türkiye siyasi tarihinin en önemli evrilmesi bu anlamda yaşandı. İnşallah bundan sonra Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yeni bir bakış açısıyla birlikte siyasi anlamda yeni bir kültür oluşacak. Bununla birlikte inşallah bu yaşananlar mazide kalacak'' diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2017, 14:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER