YENGEÇ BURCU

Güneş henüz yengeç burcunda seyrederken vakit yengeç burcunun özelliklerini tanıtma vakti. Bana tek cümle ile bu burcu özetle deseniz size hemen "yumuşak bir iç ve sert bir dış kabuk" derim. İşte Yengecin bütün alamet-i farikası budur...

Ay'ın yönettiği yengeç burcu tüm burçlar içinde en med-cezirli yapıya sahip olanıdır. Efendisi ayın ritminde günde en az iki kez dibe vurup,  yüzeye çıkar. Ayın fazlarına göre sabahtan akşama ruh hali durmadan değişir, şiddetli duygusal çalkantılarla sarsılır. Yengeç burcu son derece hassas, alıngan, duyarlı, kuruntulu ve kırılgandır. Adeta buluttan nem kapar, çok çabuk gücenip küser. Öylesine kaprislidir ki neye incinip neye surat astığını anlamanız bir hayli zordur. Her an akmaya hazır gözyaşları en büyük duygusal şantaj aracıdır. Kendini koruma içgüdüsü çok gelişmiş olduğundan en ufak bir dışsal tehdit karşısında bile hemen savunmaya geçer. Sıkı bir defansiftir. Aynı zamanda o burçlar kuşağının romantik çocuğudur. Duyguların dilinden iyi anlar, şiir ve edebiyata düşkündür. O yüreğiyle düşünür, yüreğiyle hareket eder. İstediği duygusal cevabı, istediği duygusal tonda veremezseniz size kendini açmaz. Nasıl ki ikizler bir zeka labirenti ise, Yengeç de bir duygu labirentidir. Yengecin sert kabuğunu delip yumuşak içine sızmayı başardığınızda bünyeniz yoğun neme dayanıklıysa ne ala aksi durumda nefes darlığı çeker veya boğulursunuz...

Yengeç burcunun hayaller, rüyalar, fantezilerden beslenen çok zengin bir iç alemi vardır. İçgüdüleriyse hayatta kalmasını sağlayan en güçlü ölçüm aletidir. Yengeç burcu ağırkanlı ve üşengeçtir. Stratejisi doğrudan değil dolaylıdır, iletişim tarzı da açık değil kinayelidir. Bir dolunay gecesi deniz kenarına inip kumsalda dans eden bir yengeci gözlemlerseniz üç aşağı beş yukarı şu manzaraya tanık olursunuz; ortada bir av ve sinsice kendini kuma gömüp pusuya yatmış bir yengeç! Yengeç gözüne kestirdiği avına kesinlikle doğrudan yaklaşmaz, önce uzaktan uzağa avının etrafında yan yan dolanır. Sonra bir milim daha yaklaşır ve bir ileri, iki geri giderek avını şaşırtma taktiği uygular. Hiçbir hamle yapmadan saatlerce miskin bir şekilde avının etrafında dolanıp durur. Ne zamanki gözüne kestirdiği avının etrafındaki talipleri çoğalır işte o zaman avın elinden kaçacağını sezip ani bir hücum-atak geliştirir. Bir anda avının üstüne çullanır ve bir daha da kesinlikle bırakmaz. Onun sarsak, sümsük ve pısırık halinden bu çevikliği beklemeyen avı neye uğradığını şaşır ve gafil avlanır. Peki, avlanan için bir kurtuluş ümidi yok mudur? Çok zayıf olsa da belki! Yengecin görünürdeki iki iri kıskacının haricinde görünmeyen pek çok kancası vardır. Bu güçlü kancalara yakalanan av için iki akibetten biri söz konusudur. Ya avın eti yengecin kıskacına, ya da yengecin kıskacı avın etine yapışıp kalır. Demem o ki doğadaki modelin bir yansıması olarak yengeç burcu kişisi ürkek ve çekingen bir görünüm sergilese de aslında tuttuğunu koparan, yapışıp kalan, fazlasıyla kıskanç ve sahiplenicidir.

YORUM EKLE