İçişleri Bakanlığı aralarında Samsun'un da bulunduğu birçok ilde, Emniyet Teşkilatı’na yeniden bekçi alımına başladı.

Örneğin İstanbul'da 2 bin mahalle bekçisi alınacak.

Samsun'da ise bu rakam 250 bekçi.

İstanbul'a alınacak 2 bin mahalle bekçisi için 9 bin 980 aday başvurdu.

Samsun için de başvuru sayısı bir hayli yüksek.

250 kişinin alınacağı işe, toplamda 2 bin 120 kişi başvurmuş durumda.

Bekçi adaylarında aranan ilk koşul ise, en az lise mezunu olmaları.

Ancak dün sözlü sınavları başlayan bekçi adaylarının büyük bir çoğunluğu üniversite mezunu.

Yani, bir meslek edinmek için 4 ya da 2 yıllık yüksekokul ya da fakültelerden mezun olan yüzlerce üniversite mezunu, iş bulamayınca çareyi bekçilikte arıyor.

İstanbul'daki bekçi başvurularında durum daha da vahim. Adaylardan 8'i yüksek lisans, bin 170'i lisans ve bin 157'sinin ise ön lisans yaptığı belirlenmiş.

İŞKUR İl Müdürlüğü'nün verilerine göre, Samsun'da toplam işsiz sayısı 43 bin 382 kişi.

2016 yılında, 4 ve 2 yıllık üniversite mezunu 10 bin genç iş bulabilmek umuduyla, İŞKUR'a başvurmuş durumda.

Samsun'da 2016 yılında 4 bin 890 önlisans mezunu genç, iş bulabilmek umuduyla İŞKUR'un kapısını çaldı.

4 yıllık fakülte mezunu olan lisans mezunlarının sayısı 5 bin 725 kişi.

Yüksek lisans mezunu 126, doktora mezunu olan 20 kişi daha, İŞKUR aracılığıyla iş sahibi olabilmek için kayıt yaptırdı.

Türkiye genelinde bekçi maaşları genel olarak 2 bin 900 lira civarında olmak ile beraber bu tutar görev yeri ya da bekçinin medeni, ailevi durumlarına göre değişiklik gösteriyor.

Yani öyle fazla bir para kazandıkları da yok yani.

Sonuç olarak; Türkiye'de üniversitelerden mezun olan gençler iş bulma konusunda büyük bir sıkıntı yaşıyorlar.

Lise mezunlarının alınacağı bekçiliği bile talep eder durumdalar.

Bu bir anlamda; üniversite öğrenimi görmüş, okudukları alanlarda meslek sahibi olmak için işgücünde ‘nitelikli’ olarak kabul edilen gençlerin de çaresizliğini gösteriyor.

Lise ya da ortaokul mezunu olanların durumu ise çok daha kötü.

Manzara bu;

Sürekli söylüyoruz, Türkiye üretim ekonomisine yönelmeli; nitelikli insan gücünü açıkta bırakmamalı, eğitim politikaları buna göre düzenlenmeli diye.

Sonuç olarak; işsizliğin belini mutlaka kırmak gerek!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.