TEHDİT DİLİ

ABD'nin terör örgütlerini taşeron olarak kullandığını artık sağır sultan biliyor.

Suriye'den çekileceklerini beyan eden ABD Başkanı Trump, terör örgütü YPG'ye kol kanat germek için yine kolları sıvadı.

Devlet ciddiyetine yakışmayacak tarzda hareketlerle klavye delikanlılığına başladı.

Sürekli sosyal medya hesabından paylaşımlar yapan devlet başkanı, terör örgütünü korumak için saldırı yapılması halinde Türkiye'yi ekonomik yaptırımlarla tehdit etti.

Stratejik ortağız diye bağıran Amerika'nın başkanı böyle bir tehdidi sosyal medya üzerinden yapmaktan çekinmedi.

Bunun nasıl bir zihniyet ve anlayış olduğunu artık kimse çözemiyor.

Daha önceden başlatılan ekonomik saldırıların yenileriyle ülkemizi tehdit ediyor.

ABD'nin terör örgütünü korumak istemesi, taşeronuna kucak açması daha doğrusu yolunu şaşırması yanlış üzerine yanlış getirmeye başladı.

Şuursuzca yapılan bu tehdide büyük tepkiler geldi.

Türk milletini tehdit etme cüretine giren akıl tutulması yaşayan Trump'ın bu yaklaşımı tüm dünyanın da gündeminde.

İtibar, itimat sıfır.

Sınır bölgemizde oluşturulmak istenen terör koridoruna sessiz kalmamızı isteyen şer güçlerin, bu talebi hangi tehdit olursa olsun karşılık bulur mu...

Elbette, hayır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin sınır hattında oluşturulacak bir terör hattı zaten ülkemizin güvenliğini tehdit altına almış demektir.

Tek çözüm ortada.

Terör örgütleri yakınımızdan, yöremizden temizlenmeli.

Türkiye bu konuda kararlı ve haklı. Hangi tehditler olursa olsun el ele vererek sonuna kadar mücadele etmemiz şart.

Hastalıklı bir açıklama taşıyan ve tehdit dili içeren Trump'ın beyanları dünyanın huzurunu, güvenliğini tehdit eder hale geldi.

Türkiye'nin stratejilerinin ve tekliflerinin ne kadar doğru olduğunu da yine Trump'ın sosyal medya açıklamalarından anlıyoruz.

Sınır hattında kuzey bölgede 30 kilometrelik güvenli bölge oluşturulması gerektiğini ifade eden Amerikan başkanı, sanki bunu kendi başarılı çalışmaları olarak duyurmaya çalıştı.

Oysa ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile yaptığı en son görüşmede bu teklifi kendisine iletmiş, yıllardır da dünyaya Suriye'de güvenli bölge kurulmasını haykırıyordu.

Coğrafyada Kürtlerle, terör örgütleri arasında bağ kurmaya çalışan bir zihniyet mevcut.

Hiç bir terör örgütü Kürt kardeşlerimizle ilişkilendirilemez.

Ama amaçlar, niyetler farklı.

Kürt kimliği üzerinden yeni rantlar elde edilmeye çalışılıyor.

Kirli oyunlara herkesin karnı tok.

Terör koridoru bir milli güvenlik sorunudur.

Tehditler ise bizim en son çekineceğiniz noktadır.

Söz konusu vatan olunca gerisi teferruattır.

YORUM EKLE