Galatasaray'ı Yakan Büyük İhmal

Finansal Fair Play kriterlerine uymadığı için Avrupa'dan bir yıl men cezası alan G.Saray'a UEFA tarafından ek süre fırsatı tanındığı ancak yönetimin bu yola başvurmadığı ortaya çıktı.

Galatasaray'ı Yakan Büyük İhmal

VURDUMDUYMAZ YÖNETİM

UEFA'nın  G.Saray Kulübü'ne gönderdiği gerekçeli kararın 93 ve 94. maddesinde yer alan "31.12.2015 tarihine kadar başvurmanız halinde ek süre alabilirsiniz" şeklindeki bildirim,  G.Saray yönetiminin vurdumduymazlığını belgeledi. Oysa  G.Saray'a  Avrupa'dan bir yıl men cezası verilirken yönetim de bunu başarı olarak gösterdi.

UEFA, AYNI ŞANSI MİLAN'A TANIDI

UEFA'nın aynı şansı tanıdığı İtalyan  Milan Kulübü'nün süre içinde başvuru yaptığı için 4 yıl erteleme aldığı belirtildi.  G.Saray yönetimi ise 15 Haziran 2015'te yenilenen "UEFA taahhüt anlaşması"nı 6 ay boyunca görmedi ve başvuru süresini kaçırdı. UEFA'da gerçekleştirilen duruşmada  G.Saray yönetiminin aklı başına geldi ve "Bize 2018'e kadar süre tanıyın" dediler ama iş işten geçti. Çünkü UEFA, ek süre talebini "31.12.2015'e kadar başvurmalıydınız" diyerek reddetti.

SAVUNMA FİYASKOSU

UEFA'nın gerekçeli kararında yönetimin savunma sürecini de başarılı bir şekilde yürütemediği ortaya çıkıyor. UEFA'nın verilen cezaya gerekçe olarak gösterdiği unsurlar arasında  Çin'e satılan  Burak Yılmaz'dan 8 milyon olarak gösterilen bonservis bedelinin 5.25 milyon euro olduğu, Donk ve Linnes'in 4.5 milyon euro tutarındaki satın alma tutarlarının belirtilmediği kaydedilerek bu aldatma çabasının cezada önemli etkenler olduğu kaydediliyor.

YÖNETİMİN UEFA'DA OFSAYTA DÜŞTÜĞÜ POSİZYONLAR

1-  Galatasaray yönetimi hazırladığı savunmada Ocak ayında 23 futbolcu sattığını belirtiyor ancak elde edilen bonservis bedellerini belirtmiyor.

2-  Burak Yılmaz'ın satışından 8 milyon euro kazanıldığı belirtiliyor. UEFA gerçek rakamın 5.25 milyon euro olduğunu öğreniyor.

3- Donk ve Linnes'in transferlerine ödenen toplam 4.5 milyon euroluk borservis bedelinden bahsedilmiyor.

4- Dursun Özbek yönetimi, personel sayısını artırmalarına rağmen düşürdüklerini belirtiyor, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen tenkisatı kendilerine malediyorlar.

5- Mağazacılık AŞ'dan Sportiif AŞ'ye iade işlem neticesinde dönem faiziyle 68 milyon euro tutarındaki zarar gizleniyor. Men kapsamında çok önem arz eden bu hayati konudan bahsedilmemesi UEFA'nın talebinden ziyade yönetimin kendi inisiyatifyle yapıldığını gösteriyor.

6- Savunmalarında mülteci krizi ve ekonomik krizden bahsediliyor ama UEFA, ' Türkiye'de %4 büyüme var' diye karşı tez öne sürüyor.

7- 93. maddede 31.12.2015'e kadar itiraz ederseniz "ek süre alabilirsiniz" diye bir fırsat tanındığı belirtiliyor ancak yönetim bunu es geçiyor.

8- 94. maddede "Size ek süre fırsatı tanıdık ama başvurmadınız" diye bir kez daha bu durum belirtiliyor.

9-  Galatasaray yönetiminin Passolig ve döviz kuruna dayandığı savunmalar da ikna edici bulunmuyor. UEFA gerekçeli kararında, "Gelirinizin 144 milyon eurodan 148 milyon euroya çıktığı görülüyor. Gelirlerde bir düşüş değil aksine artış sözkonusu. Ayrıca başabaş denklik yapıldığında bile 134 milyon euro açık verdiğiniz ortaya çıkıyor" denilerek, bu savunmanın kayda değer bulunmadığı ifade ediliyor.

VAH G.SARAY YÖNETİMİNE

117 maddelik gerekçeli kararı satır satır okudum. 93 ve 94. maddelerde diyor ki, "Mali durumunu düzeltmek üzere ek süre istemek için 31.12.2015 kadar başvurunuz olmadı." Bu şu demek; böylesine ciddi bir uyarı, ihmal, bilgisizlik, yetersizlik sonunda atlanmıştır. Bu süreç içinde yazılı olarak başvurulsaydı  Galatasaray ceza almaz ve önümüzdeki yılda  Avrupa kupalarında olurdu. Oysa  Galatasaray'la aynı durumda olan  Milan bu başvuruyu yapmış ve dört yıl daha ek süre almıştır. Dursun başkanın gömleğine kadar terlemesi ve genel kurul öncesinde gerekçeli kararı kimseye vermemesinin altında bu gerçek yatıyor. Vah  Galatasaray yönetimine. Büyük gaflete düşerek, 2015 Haziran ayında yenilenen UEFA'nın taahhüt anlaşmasını görememişler. Dursun Özbek ve ekibini affetmek mümkün değil.

GEREKÇELİ KARARI OKUDUM ŞOKTAYIM

Dursun Özbek ve arkadaşları UEFA'da  Galatasaray'ı savunamadılar. Taktik hatası yaptılar. UEFA'ya bu konuda yetkilerinin olmadığını beyan eden ifadeler kullanmışlar savunmada. Onların karşısında antipatik oldular. Savunmayı yaparken ekonomik sorunları öne sürmüşler. Karşı taraftan " Türkiye %4 büyüme içinde. Bir şirket patronu olarak olacakları öngörmeliydiniz" diye yanıt vermişler. Benim için de; Sportif AŞ'nin eski başkanı yani ben tepkiler nedeniyle istifa etmişim. Benim yerime Dursun Özbek geçmiş "Her şeyi ben düzelteceğim"diye cevap vermiş. Koca yalanlarla dolu bir savunma, bu işi de beceremediler. Orada oturmalarına da gerek yok. Çünkü camiaya da doğruyu söylemediler.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER