SONUÇ HARİÇ HERŞEY GÜZEL...

Haftayı Bayrampaşa deplasmanında bıraktığımız 2 puanın üzüntüsü ile kapatıyoruz.

Fakat maçın geneline baktığımızda futbol adına birçok doğrunun rakip kalede gol haricinde birleşememesi dışında her şey çok güzeldi.

Öncelikle oyunu birkaç farklı noktadan değerlendirmekte fayda olduğu kanısındayım.

Maçın ilk 25 dakikalık bölümünde rakip Bayrampaşa oyuna önde basarak başladı.

Rakibin üçüncü bölgede yaptığı çok adamla darbeli presler sonrası takımımızın topu oyuna sokmakta güçlük çektiğini gördük.

Özellikle sol kanadı kullanarak dönem dönem maçın 25 dakikalık diliminde kalemizde etkili olabilecek birkaç pozisyon yakaladıklarını belirtebiliriz.

Bunda pas oyununa dayalı futbol sistemimiz içerisinde oyunun birinci bölgeden kısa paslarla başlamasını sağlayacak olan iki stoperin birlikte oynama alışkanlıklarının olmayışı da önemli bir sebepti.

Ercan’ın sakatlığı ve Erhan’ın cezalı olması sebebiyle Erkam’ın sağ bek başladığı maçta sezon başından bugüne geçen süreçte birlikte oynama fırsatı yakalayamayan iki stoper Şahin ve Nuri’nin topu oyuna sokmakta ve pozisyon almakta zorlanmaları gayet doğal bir sonuçtu aslında.

Bu konuda gerek futbolcular gerekse antrenörün yapabileceği bir şey yoktu.

Futbol bu, sakatlık ve cezaları öngörme ihtimali yok.

Sonrasında ise maçın ve rakibin sert oyununa karşılık veren ekibimiz ilk yarı Savaş’ın ön libero mevkiinde daha çok sorumluluk alarak pas geçişlerindeki etkin görüntüsü ile topun 2. bölgeden 3. bölgeye taşınması ve Kubilay ile buluşmasını sağladığı anda oyunun ipleri de elimize geçmiş oldu.

Aslında 25. dakikadan sonra Kubilay ile yakaladığımız sayıyız gol fırsatını gole çeviremediğimiz her dakika rakibin oyunu daha çok kendi yarı alalında kabullenmesi ve süreye oynaması anlamına geliyordu.

İlk yarı sahada takımımızın temposunun altında 2 oyuncu vardı.

Ramazan ve Erhan.

Kanımca 2 oyuncu bu tempo ile devam ederlerse önümüzdeki haftalarda takımda çok fazla süre alamayacaklar.

Maçın 2. yarısına ise 2 teknik adam da  ilk yarıya dair aldıkları notları sahada uygulama niyeti ile çıktılar.

Ev sahibi ekip maçın başlangıç düdüğüyle birlikte 3. bölgede baskı ile başlarken 2. yarıya kendi yarı alanında bekleyerek ekibimizi 2.bölgede karşılayarak 1. bölgede çok adamla savunma yaparak başladı.

Bizde ise sayın Taşkın ilk yarı futbol çarkının aksayan 2 dişlisini oyundan alarak yerlerine Bahattin ve Beşir hamleleri ile başlayarak pas oyunun dışında rakibinin kalabalık defans bloğunu hem hava topları hemde dripling özelliği olan iki oyuncu ile çözmenin hesabını yapıyordu.

Bence yüzde yüz doğru 2 değişiklik.

Maçın 2. yarısında bu defa ön libero mevkiinde daha çok sorumluluk alan isim Oğuz olarak ön plana çıkıyordu.

Savaş’ın düşen temposunu hisseden sayın Taşkın’ın İrfan tercihi de bence çok doğru bir karardı.

Sonuç olarak oyunu sıkıştırmaya çalışan rakibimiz kaleci Veysel Efendinin üst düzey performansı neticesinde istediği puanı aldı.

Bizim açımızdan ise kayıp 2 puan önemli.

Ama bence sezonun hücum ve oyun anlamında en etkili takımı sahadaydı bu hafta.

Onun için takıma ve teknik heyete teşekkür ederim.

Bu arada ben Beşir’i ikinci yarı sergilediği performansı çok başarılı buldum.

Gerek mental anlamda gerekse fizik olarak hazır bir görüntü verdi.

Umarım sayın Taşkın ona takımda daha fazla süre verecek bir strateji geliştirecektir.

Oyunumuz gün geçtikçe gelişim kaydediyor.

Bazen kaybedilen puanlara takılmamak ve antrenör tercihlerini sorgulamamak gerek.

YORUM EKLE