ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den ABD askerlerini çekme kararının yankıları sürüyor.

Trump'ın bu kararında gerekçesi; IŞİD ile mücadelenin bitmiş olmasıydı, yani IŞİD'in yenildiği.

Şimdi Kürtler özellikle de Irak'takiler Trump'ı bu kararından vazgeçmesi için dünyaya, "IŞİD bitmedi, bakın hala Kerkük Mahmur gibi bölgelerde hava bombardımanları sürüyor. Evlerimizden burnumuzu çıkaramıyoruz" diye ağlaşıp duruyorlar.

IŞİD'in Irak ve Suriye'de, çok küçük bir alanda sıkıştırıldığını herkes biliyor. Bırakın ABD'yi, Türkiye biz çok kısa bir sürede IŞİD'i bu bölgede bitiririz dedikten sonra ABD'nin çekilme kararından vazgeçmesini beklemek kadar boş bir hayal.

Diğer taraftan ABD'nin bölgeden ne zaman ve nasıl çekileceğiyle ilgili belirsizlik de devam ediyor.

Bu çekilme hemen terk etme şeklinde mi olacak, yoksa Münbiç'te olduğu gibi aşama aşama mı gerçekleşecek henüz belli değil.

Trump’ın çekilme kararıyla Irak'taki Kürtlerden sonra Suriye'deki Kürtlerin ABD tarafından kullanılıp atıldığı bir gerçek.

Aslında PYD ya da YPG'nin de böyle bir ihtimalin zaten bilincindeydi.

Özellikle de Mesud Barzani'nin aldığı Irak'taki bağımsızlık referandumuna karşı çıkan ve Barzani'nin yanlış yaptığını söyleyen ABD’nin tavrından sonra gelinen durum Kürtler için bilinen ve tahmin edilebilen bir sondu.

O yüzden de Esad ile diyalog kapısını her zaman açık tuttular.

Suriye'deki Kürtlerin Şam ile kapıyı aralık tutmaları, Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yapacağı harekatta başvuracakları ilk adres olmasından kaynaklanıyor.

Suriye'deki Kürtlerin yani YPG'nin ABD ile anlaşmaları; 'üçüncü yol' diye açıkladıkları bir stratejiye dayanıyordu. Yani Suriye'de Kürtlerin çoğunlukta olduğu alanlarda kendi yönetimlerimizi oluşturacağız" stratejisine.

Rakka operasyonu ile birlikte bu 'üçüncü yol'dan saptılar0. YPG, ABD ile askeri bir angajmana girdi ve bölgede Rusya ve İran ile birlikte hareket etme kabiliyetleri de zayıfladı.

ABD ise askeri desteğine rağmen, PYD-YPG'nin beklentilerine karşılık siyaseten asla onların yanında bir pozisyon almadı. İşbirliğini 'IŞİD' ile sınırlı tuttu ve  Cenevre görüşmelerinde de desteklemedi

Gelinen noktada ABD'nin çekilme kararıyla yalnızlaşan Suriye'deki Kürtler, şimdi ise hiçbir zaman tamamen kapıyı kapatmadıkları Esad yönetimiyle anlaşarak, Türkiye’nin bir askeri operasyonuna karşı manevra alanlarını  genişletmeye çalışıyorlar.

Bu durumda Şam'ın tavrı ne olur?

Bilindiği gibi Şam yönetiminin karşısında duran en önemli tehdit İsrail.

Şam’ın; Suriye sınırını Türkiye'nin kontrolüne bırakan bir stratejiye izin vermemek adına,  Türkiye'yi bloke ederek Kürtlerle anlaşmaya yönelme ihtimali oldukça yüksek. Bu şekilde İsrail tehdidine yönelmeyi tercih etmeleri çok büyük bir olasılık.

Bütün bu denklemin asıl belirleyicisi ise bölgeden çekilme kararı alan ABD olacak.

ABD ne zaman çekilecek, hızlı bir çekilme mi, uzun bir çekilme mi olacak, buna bağlı olarak bölgedeki tüm taraflar niyetlerini gösterecekler.

ABD'nin çekilmesi sonrasında bölgenin asıl patronu durumuna gelecek olan Rusya'nın  inisiyatifinde oluşacak bir Ortadoğu denkleminde de Kürtler, mevcut konumlarını korumaya gayret edecekler.

Türkiye yeni durumda Fırat’ın doğusunda böyle bir konumlanmaya izin verir mi?;

ABD’nin karşı çıkmasına rağmen Fırat’ın doğusuna operasyon yapmayı göze almış Türkiye mi,  hiç sanmıyorum.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner4