Migren toplum sorunu haline geldi

Nöroloji Uzm. Dr. Didem Er, migrenin toplum için oldukça önemli bir sağlık sorunu haline dönüştüğünü söyledi.

Migren toplum sorunu haline geldi

 Medicana Samsun Hastanesi Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Didem Er, migren ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Er, yaptığı yazılı açıklamada, migrenin tüm baş ağrısı hastalıkları içinde doktora en fazla başvuru nedeni olan hastalık olduğuna işaret etti.

Migren tanısı için özel bir laboratuvar testi veya radyolojik inceleme bulunmadığını vurgulayan Er, "İnsanlık tarihi kadar eski bir hastalık olan migren, toplum için oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü tarafından en çok kısıtlılık yapan hastalıklar arasında ele alınmıştır. Kadınların yaklaşık yüzde 20, erkeklerin ise yüzde 8'inin migrenli olduğu bilinmektedir." ifadelerini kullandı.

Migrenin atak sırasındaki olumsuz etkilerinin dışında okul ve iş performansında düşme ile yaşam kalitesini düşürücü etkileri bulunduğuna dikkati çeken Er, karakteristik özelliklerinin, tekrarlayıcı atağın ilaçsız olarak 4 saatten fazla sürmesi, tek yanlı oluşu, zonklayıcı olması, atak sırasında sıklıkla ışıktan ve sesten rahatsızlık, merdiven çıkma gibi fiziksel eylemlerle ağrıda artış, ağrıya sıklıkla bulantı veya kusmanın eşlik etmesi olduğunu anlattı.

Er, şöyle devam etti:

"Migren atağı öncesi beyaz ışıklar ve kırık çizgiler görme gibi belirtilerin yanı sıra güçsüzlük, konuşmada bozulma ve dilde, yüzde, kolda uyuşma gibi nörolojik belirtiler görülebilir. Migrenin sadece şiddetli baş ağrısı şeklinde değerlendirilmemesi gerekir. Yükseklik değişiklikleri, hava kirliliği, sigara dumanı, parlak ışık, yüksek gürültü, parfüm kokusu, kimyasal maddeler, hava durumu, ani basınç ve sıcaklık değişiklikleri gibi etkenler migreni tetikleyen unsurlardır."

Migrenin günlük düzenli ilaç kullanımıyla atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yönelik tedavi edildiğini aktaran Er, şunları kaydetti:

"Atak tedavisinde migrene özel olmayan ve spesifik ilaçlar tek başına veya birlikte kullanılır. Sık tekrarlayan atakları, uzun süren şiddetli veya tedaviye dirençli atakları olanlarda koruyucu tedavi planlanmalıdır. Genel bir yaklaşım olarak ayda iki veya daha seyrek migren atağı çekenlere yalnızca atak tedavisi önerilmektedir. Ayda 2-4 arası sıklıkta migren atakları olan hastalara faktörler göz önünde tutularak profilaktik tedavi önerilir veya önerilmez. Ayda ortalama 4'den daha sık atak sayısı olan olgular ise genellikle profilaktik tedavi adayıdır. 
İlaçlar etkili olamadığında ve baş ağrıları günlük yaşam aktivitelerini etkilemeye başladığında migren tedavisi için alternatif bir çözüm olan oksipital blokaj yönetimi etkili bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalarda sadece ilaca cevap vermeyen migren ağrılarında değil, aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı olan hastalarda, servikojenik baş ağrısı, küme baş ağrısı ve oksipital nevraljide oksipital sinir bloğu ile değişen oranlarda olumlu yanıt alındığı gösterilmiştir."

Kaynak: AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER