İki Doğum Arasında En Az 2 Yıl Olmalı

Kadın sağlığı konusunda en büyük global konferans olan Women Deliver 2016’nın gündeminde merdiven altı kürtajlar vardı

İki Doğum Arasında En Az 2 Yıl Olmalı

Konferansta hem anne, hem de çocukların sağlığı için iki doğum arasında iki yıl olması gerektiği de özellikle vurgulandı

Kadın sağlığı ve hakları konusundaki en büyük global konferans olan ve bu yıl Kopenhag'da gerçekleştirilen Women Deliver Konferansı'nı SABAH Gazetesi de takip etti. Kadın sağlığından çocuk gelinlere, merdiven altı kürtajlardan doğum kontrol yöntemlerine kadar genç kız ve kadın sağlığını ilgilendiren her konu katılımcılarla birlikte tek tek masaya yatırıldı. Tüm dünyadan 5 binin üzerinde hekim, avukat, politikacı, fikir lideri, aktivist, genç ve temsilcinin katıldığı oturumlarda kadınlar için daha yaşanılabilir bir dünyanın sağlanması hakkında konuşuldu. Kadın sağlığı, hakları ve hayatı konusunda gelişme kaydetmenin yeni yöntemleri masaya yatırıldı. Ülkemizdeki durumu değerlendiren Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir; hem annenin sağlığı, hem de bebeğin gelişimi ve sağlığı için iki kardeş arasında en az iki yıl olmasının gerektiğini özellikle vurguladı. Demir ayrıcaTürkiye'de doğum kontrol yöntemlerine yönelik bilincin halen düşük olduğunu da belirtti. Anne-bebek ölümlerinin önlenmesi konusunda ise; özellikle merdiven altı diye tabir edilen kürtajın anne ölümlerine yol açtığı, ölümle sonuçlanmasa bile zaman zaman annede bıraktığı kalıcı hasarlar da konuşuldu. Doğum kontrolünün önemi ve iki kardeş arasında iki yıl ara verilmesi konusunda hekimlerin aynı fikirde olduğu görüldü.

YAŞAM SÜRESİNİ UZATIYOR

Bu yıl özellikle gençlik ve eğitime odaklanan Women Deliver Konferansı'nda TJOD Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, Türkiye'deki durumu şu şekilde değerlendirdi: "Doğum kontrolü, çocuk sahibi olmamak değil, gebeliğin en sağlıklı ve kontrollü şekilde planlanması demektir. Türkiye'de her iki kadından yalnızca 1'i modern yöntemlerle korunuyor. Bu veriler, Türkiye'de doğum kontrol yöntemlerine yönelik bilincin oluşmasına olan ihtiyacımızı net bir şekilde gösteriyor. Öte yandan yeni yapılan bir araştırmada gösterilen önemli bir sonuç şu ki, doğum kontrol hapları doğru ve düzenli kullanıldığında yaşam kalitesini ve süresini uzatabiliyor. Doğum kontrol hapı kullanımı kanser riski ve tüm nedenlere bağlı ölümlerde yüzde 10 azalma sağlıyor. Ayrıca doğum kontrol hapları; yumurtalık ve rahim kanseri riskini de yüzde 50-60 oranında düşürüyor."

YUMURTALIK KANSERİNDEN KORUYOR

Doğum kontrol haplarının kullanım süresi arttıkça kanser riskinin daha da düştüğünü belirten Prof. Dr. Cansun Demir, sözlerine şöyle devam etti: "Bir yıllık kullanımla yumurtalık kanseri riski yüzde 12 oranında azalırken, beş yıllık kullanımla risk yaklaşık yüzde 50 oranında azalıyor. Doğum kontrol haplarının meme kanserine bağlı ölüm oranında azalma sağladığı da biliniyor. Jinekolojik kanserler dışında bağırsak kanseri riskini de önemli oranda düşürmeye yardımcı oluyor. Doğum kontrol hapları; adet düzensizliğinin veya şiddetli ağrılarla seyreden adet problemi olan hastaların tedavisinde, kemik erimesinin, yumurtalık kistlerinin ve memedeki fibrokistik hastalıkların engellenmesinde de fayda sağlıyor."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER