Hepimiz işini doğru yapan, özverili çalışan, başarı gösteren, işinin ehli, dürüst, fedakar, ahlaklı insanlarla çalışmaya dikkat ederiz.

Ne kadar kendimiz dikkat etmesek de, arayışlarımız bu yöndedir. 

Hele birde kamu hizmeti yapıyorsak büyük vebal ve yük omuzlarımızda sorumluluk olarak durur.

Hiç kimse çok iş yapıyor muş gibi gözüküp, sırf çene ile kendini pazarlayan 'Ben çok biliyorum’ mantığını güden, ahlak yoksunu, çalışmayan, yaptığı her hataya bir kılıf bulan kişilerle çalışmayı istemeyiz.

Ama ne yazık ki; birçok yerde bu tarz insanlar yer bulur.

Faydadan çok zararı vardır.

Yaptığı işe dört elle sarılan, çalıştığı yerin menfaatlerini koruyan, doğruyu-yanlışı net bir şekilde ayıran, doğruluktan ayrılmayan, fedakar çalışan insanları arar da bulamaz olduk.

Aslında var ama yukarıda tanımını yaptığımız kişiler yüzünden bastırılmış kimlikler olarak durur.

Çıkarılmayı bekleyen cevher gibi.

Bedenen çalışmanın yanında zihnen çalışma o kadar çok önemli ki.

Her şey zihinde bitiyor.

Zihin gereksiz düşünürse, bedene yansıması da farklı oluyor.

Zihin 'salla’ der, beden 'Oh ne rahat yan gel yata’ hazır olur.

Hele bir de kibir aman aman her şeyi bitiren nokta.

Sarmışsa kibir insanın ruhunu kemirir, bedenini kemirdiği gibi. Zehir gibi her tarafa bulaşır.

Bir işi yaparken vicdanen rahatsız olmuyorsak, doğru-yanlış ayrımı yapmıyorsak, gereklerini yerine getirmiyorsak, yanlışı düzeltmiyorsak, kafa yormuyorsak, alternatifler üretmiyorsak o işten nasıl hayır gelsin.

Hepimiz şikayet ediyoruz.

Hayatın içinde insanlarla muhatap olduğumuz her bir noktada 'Bak şunun yaptığına' deyip dert yanıyoruz.

Haklı olarak her yerde işini doğru yapan insanlar istiyoruz.

Aslında bu işin altında farklı bir noktada olduğunu unutuyoruz.

Otokontrol... Bu otokontrol en önemli nokta.

Direk merkeze bağlı.

Bir iş yaparken 'Allah korkusu’ devreye girince,  işin tüm sırrı çözülüyor.

Kimsenin görmesine, bilmesine de gerek kalmıyor.

'Allah biliyor, görüyor’.

Bu korku, bu sevgi, bu inanç hayatın düzgün işleyişinin sırrı olarak ortaya çıkarıyor.

İnsan mutlaka hata yapar. Hatasız bir yaşam, insan düşünülemez.

Temel noktalardan biri art niyet.

Yapılanda art niyet var mı, yok mu?

Art niyet varsa zaten her şeyi bitiriyor.

Hz. Mevlana’nın dediği gibi;

Kanun özü:

Can konağını aramadaysan cansın

Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin

Şu nükteyi biliyorsan işi biliyorsun demektir

Neyi arıyorsan osun sen...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.