banner3

Et fiyatları son 1,5 ayda ortalama 7-8 TL civarında arttı.

Et fiyatlarındaki artış halk olarak hepimizi olumsuz yönde etkiledi.

Alım gücü düşük olan vatandaşlar için 1-2 TL’lik artış bile önemli rakamlar.

Tabi 200-500 TL’ye lokantada minik porsiyon et yiyenleri katmıyoruz.

30-32 arasında değişen kıymanın fiyatı 38-40 TL’ye kadar ulaştı.

Kuşbaşı et fiyatı ise 43-45 TL arasında gidip geliyor.

Peki neden arttı?

Ben net bir şekilde aşağıdaki ilk görüşe katılmıyorum.

Bafra’dan et birliğinden gelen açıklamaya göre ana neden yıllık enflasyon ve maliyetlerdeki artışlar.

Klasik örnekler hemen geliyor mazot, yem fiyatları vs…

Samsun Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Erdal Doğan, kırmızı ette çok fahiş fiyat artışı varmış gibi lanse edilmesinin doğru olmadığını, bu konunun sürekli gündemde tutulmasını ülke üretimini baltalamak isteyen ve tamamen ithal ete yönlendirmeyi amaçlayan bir proje olarak gördüklerini açıklıyor.

Tek hanelere kadar düşen enflasyonu da neden olarak gösteriyor.

Ve artışların nedenini yukarıda saydığım gibi özetliyor.

Hiç kimse devlet desteğinden, fiyatların düşürülmesi çabasından, üretim fırsatlarından bahsetmiyor.

Hiç kimse yüzde 5 büyüme ile Dünya’da üçüncü ülke olduk demiyor.

Enflasyonla, et fiyatlarındaki artışın sanal bir algı olduğunu düşünüyorum.

Bir dönem çift haneli rakamlarla enflasyonu dans eden bir ülkede ‘Ne hikmetse’ et fiyatları bu kadar inip çıkmıyordu.

Ama vatandaş ette yiyemiyordu.

Şuan artışın nedeni hadi diyelim yıllık enflasyon olsun, ‘Peki yıllık enflasyona göre devlet desteklemeleri’ açığı kapatmıyor mu?

Halkın bunları bilmesi gerekli.

Devlet o kadar güzel destekler veriyor ki, hayvan üreticilerinin kar etmemesi, düşük fiyatlarda et satmaması için mazeret yok.

ET ÜRETİM SÜRECİNİ ÇOK İYİ BİLMEK GEREKLİ

Hepimizin anlayacağı dilde basit bir şekilde anlatalım.

Arazin var tesisini yapıyorsun. Arazin mi yok devlet sana hazineden çok düşük bir bedelle yer veriyor.

Hayvan üreteceksin devlet seferber oluyor.

Yüzde 80 hayvan hibe desteği, yüzde 50 ahır yapım desteği veriliyor.

Zaten yüzde 50 hibe ile ahırını yapabiliyorsun. Hayvanlarda geldi sonra ziraat mühendislerin de veriliyor.

Sana sadece çalışmak düşüyor. Oda yapılmıyor personel bulunup çalıştırılıyor.

Ahır kuruldu, hayvanlar geldi bir şekilde karnı doyacak.

Araziyi devlet veriyor demiştik ya onun içinde tarla da var.

Yani hayvanların yiyeceği için üretim desteği veriliyor.  Yonca, korunga, tek yıllıklar, Silaj, yapay çayır mera gibi hayvan ürünlerine 60 ile 150 TL arasında dekar başına destek sağlanıyor.

Yemi üretiyorsun parasını da devlet veriyor.

Hazır yem mi alacaksın ona da destek sağlanıyor.

Peki Sonra

Hibe gelen hayvanlardan,  4 ay ve üzeri buzağı-malaklara 350, soy kütüğüne 500,  250 baş üzeri üretim yapan yerlere 5 bin TL destek.

Hayvanların hepsi sigortalı yapılıyor, öldüler parasını alıyorsun.

Zarar yok, pirim desteği koşarak geliyor.

Aşı desteği, bakım desteği, doğum desteği derken normalin kat kat altında yüzde 20-30 masrafla tesisini kuruyor, hayvanlarını büyütüyor, üretiyor sonra satışını gerçekleştiriyorsun.

Kısacası ilk seferde yüzde 500 kar ediyorsun.

Hani diyorlar ya ‘mazot pahalı’ evet pahalı.

Ama kime! 

Tarım Bakanlığı Türkiye genelinde 1 dekar arazide ekim dikim, hasat yapılırken ortalama 8 litre mazot kullanıldığını hesapladı.

Bu yönde destekler veriliyor, yani ‘ekim dikim mazot paran benden’ deniliyor.

Daha ne denilecek.

Tabi biz köylerde traktörü taksi gibi kullandığımız için onunda mazot parasını istiyoruz.

GELDİK KESİME

Hayvanı kestirdin, karkas et olarak satıyorsun 200 TL devlet destek veriyor. Sattığın etten de kar ediyorsun.

Fiyatlar desteklemelerle düşmesi gerekirken kesildiği andan itibaren artıyor.

Tezgaha geldi, satış için daha kar konulmadan ortalama kilogramı 15-18 TL olması gereken et 40 TL’ye kadar vurdu.

Kasap aldı eti, kolu bacağını, kaburgası, organları, kafası, derisi derken hayvanın tüm bölgeleri değerlendiriliyor.

Hepsi ayrı fiyat.

Büyükbaş hayvan sadece kıyma ve kuşbaşından ibaret değil.

Zarar ediyoruz mantığı tamamen yanlış.

Artışın nedenleri paracık…

Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen ile görüştüm.

Et artışının kesinlikle enflasyonla alakalı olmadığına dikkat çekti.

Fırsatçılık, Ramazan, yaz sezonu nedeniyle halkın piknik ve mangala yönelmesinin artışa etkisi olduğunu belirtti.

Yurtdışından ithal hayvan getirilmesinin ise doğru bir karar olduğunu vurguladı.

Şen, doğru bir yaklaşımla özellikle büyük entegre tesislere yurtdışından ithal havyan getirilmesi ve kesiminin yapılıp piyasaya dağıtılmasının fiyatları düşüreceğinin altını net bir şekilde çizdi.

Olayın özeti aslında, büyükbaş hayvan üzerinden ‘gerdan’ yiyenlerin spekülatif oyunları fiyatları yine şişirdi.

Bu saatten sonra bu konuya da net çözüm bulunacağının sinyalleri geliyor.

Yıllardır köşeyi dönenler, artık halk gibi kıyma yer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.