Matematik ayrı fizik ayrı...

Final maçları zordur.

Sahada mücadele eden iki takımdan da futbolun güzelliklerini beklemek hata olur.

Sonuç odaklı futbolda görsellik değil beklentinin karşılanması ön plandadır.

Peki beklentiyi karşılayacak futbol sahada ne şekilde cereyan eder?

Öncelikle maça iyi başladığımızı söylememiz gerekiyor.

Rakibi iyi analiz etmiş, saha içi parselizasyonu iyi ve ikili mücadelelerde ayakta kalan bir takım.

Ve maç öncesi hayalini kurduğumuz erken gol.

Bu maçın iki devre ve dört periyot halinde oynanacağını ısrarla belirtmiştim.

Ve ilk devrelik bölümde oyunu gerektiği gibi oynamayı başardık.

İkinci yarı ise matematik ve fiziğin ayrıldığı noktaya geldik.

Sezon başından bu yana altını çizmeye çalıştığımız noktaya.

Aslında bu sonucu iki sebep üzerinden değerlendirebiliriz.

1- Oyunu ilk yarı merkezde tutmayı başardığımız Oğuz’un oyundan alınması sonucunda düzenin bir kısmının bozulması.

Eğer bir sakatlık yaşamadıysa “sarı kartı vardı onun için oyundan aldık “demek bence gerekçe değildir.

Üstüne Okan’ın sakatlığı eklenince orta sahada ikinci bölgede gerek savunma gerekse pas geçişlerindeki aksaklıklar ile Sancaktepe ya da Kastamonu maçlarındaki oyunun benzeri bir görüntü ortaya çıktı.

Oyunu iki yönlü oynama kapasitesine sahip takımlara karşı bu sorun ligin ilk düdüğüyle başladı.

Son düdüğüne kadar devam edecek.

Matematik olarak kaybedilen bir şey yok.

Fakat fizik olarak bunu kaldıracak güce sahip miyiz?

Taktir sizlerin.

Matematik ve fizik ayrılmaz ikili.

Birisi olmazsa diğeri aksıyor.

Bundan sonraki maçlarda takımımıza başarılar...

YORUM EKLE