Seçmenin yüzde 30'u kararsız

Abdulkadir Selvi, kamuoyu araştırma kuruluşlarıyla yaptığı görüşmede 2019 seçimlerine ilişkin yeni iddialarda bulundu.

Seçmenin yüzde 30'u kararsız

 Abdülkadir Selvi, kamuoyu araştırma kuruluşları ile görüştüğünü, en çarpıcı bilginin kararsızların oranında olduğunu yazdı.

Selvi’nin, ‘Anketler neyi gösteriyor?’ başlıklı yazısında aktardığına göre, anketler kararsızların oranını yüzde 30 olarak gösteriyor. Türkiye’de yüzde 70 sadık seçmen kitlesi var. Yüzde 30 oranındaki kararsızların yüzde 15’i sandığa gitmiyor. Ama seçim sürecine girince kararsızların yüzde 15’i sandığa gidecek, böylece seçimlere katılım oranı yüzde 85 olacak.

Kararsızların yeni bir siyaset arayışının olmadığını aktaran Selvi, “Peki o zaman Meral Akşener neden parti kuruyor? Akşener’in partisi neden merak ediliyor? Akşener henüz partisini kurmadığı için kamuoyu araştırmalarında sorulmamış. Sahada varlığı tespit ediliyor ama oy oranı parti tabelası asıldıktan sonra ölçülmeye başlanacak.” Dedi.

AKP’nin, üniversite mezunu, iyi bir gelir seviyesine sahip ve seçmeninin yüzde 15’ini oluşturan ‘beyaz muhafazakarlar’ ya da ‘beyaz AK Partili’leri geleneksel politikalarla ikna etmeye zorlandığını belirten Selvi’ye göre, AKP’nin önünde duran ikinci sorun ise her seçim döneminde 1 milyon 200 bin gencin oy kullanacak yaşa gelmesi.

Selvi, tüm bu etkiler dikkate dikkate alındığında, 1 Kasım seçimleri ile oluşan dengenin birkaç puan sapma ile devam ettiğinin söylendiğini,  kararsızların oy oranı dağıtıldığında AKP’nin yüzde 49-50 oranına ulaştığını yazdı. CHP’nin yüzde 25-26 oy oranını koruduğunu öne süren Selvi, HDP’nin barajın altı-üstü konumunu koruduğunu, MHP’nin henüz Meral Akşener etkisi ölçülemediği için barajın birkaç puan üstünde görüldüğünü belirtti.

Selvi, “AK Parti oylarının yüzde 40’ın altına düştüğünü iddia eden yazılara, hatta konuştuğum bazı AK Partililerdeki moral bozukluğuna rağmen, anketler aynı şeyi göstermiyor” dedi.

Abdulkadir Selvi'nin "Anketler neyi gösteriyor?" başlığıyla yayımlanan (19 Ekim 2017) yazısı şöyle:

KAMUOYU araştırma kuruluşları ile konuştum. Partilerin durumunu öğrenmeye çalıştım. En çarpıcı bilgi kararsızların oranında.
Anketler kararsızların oranını yüzde 30 olarak gösteriyor. Önemli bir oran. Ancak kamuoyu araştırma kuruluşlarına göre ise, “Bu durum anormal değil, halk siyaset yorgunu. Seçimlere uzun bir süre var. Ayrıca bu sistematik bir reaksiyon değil. Yani bir siyaset arayışından kaynaklı değil.”


Bu değerlendirmeden tatmin olmadığımı anlayınca biraz daha detaya giriyorlar.
“Türkiye’de yüzde 70 sadık seçmen kitlesi var. Yüzde 30 oranındaki kararsızların yüzde 15’i sandığa gitmiyor. Ama seçim sürecine girince kararsızların yüzde 15’i sandığa gidecek, böylece seçimlere katılım oranı yüzde 85 olacak. Bu iyi bir oran.”
Kararsızların yeni bir siyaset arayışı yok deniliyor. Peki o zaman Meral Akşener neden parti kuruyor? Akşener’in partisi neden merak ediliyor? Akşener henüz partisini kurmadığı için kamuoyu araştırmalarında sorulmamış. Sahada varlığı tespit ediliyor ama oy oranı parti tabelası asıldıktan sonra ölçülmeye başlanacak.
Bir de ‘mutsuz seçmen’ kavramı var. Mutsuz seçmen nedir? ‘Henüz partisini değiştirmemiş ama demokrasi, insan hakları, ekonomi ve dış politikadaki uygulamalardan rahatsız olan kesim.’

BEYAZ AK PARTİLİLER

AK Parti 15 yıllık iktidarı sürecinde, üniversite mezunu, bireyselleşmiş, sorgulayan, iyi bir gelir seviyesine sahip, dış dünya ile entegre bir seçmen kitlesi oluşturdu. ‘Beyaz muhafazakârlar’ ya da ‘Beyaz AK Partililer’ denilebilir. AK Parti seçmeninin yüzde 15’ini oluşturuyor. AK Parti geleneksel politikalarla, ‘Beyaz Ak Partili’leri ikna etmekte zorlanıyor. AK Parti’nin önünde duran ikinci sorun ise her seçim döneminde 1 milyon 200 bin gencin oy kullanacak yaşa gelmesi.
Tüm bu etkileri dikkate aldığımızda şu andaki tablo ne? Partilerin oy oranı nasıl? 1 Kasım seçimleri ile oluşan dengenin devam ettiği söyleniyor... Birkaç puanlık sapma ile birlikte. Kararsızların oranı dağıtıldığında AK Parti yüzde 49-50 oranına ulaşıyor. CHP yüzde 25-26 oy oranını koruyor. Ayrıca CHP seçmeni en kararlı seçmen kitlesini oluşturuyor. 16 Nisan referandum sonuçlarının dramatik farklar içermemesi ve adalet yürüyüşü gibi etkiler nedeniyle CHP seçmeni ilk kez huzursuz seçmen kitlesinde yer almıyor.
HDP barajın altı-üstü konumunu koruyor. MHP, henüz Meral Akşener etkisi ölçülemediği için barajın birkaç puan üstünde görülüyor. Milliyetçi dalganın yükselişi ve iktidara uyumlu politikaların etkisi olabilir.
AK Parti oylarının yüzde 40’ın altına düştüğünü iddia eden yazılara, hatta konuştuğum bazı AK Partililerdeki moral bozukluğuna rağmen, anketler aynı şeyi göstermiyor. Tabanda bir durgunluk var ama yeni bir arayış yok. AK Parti’den daha iyisi çıkmadığı takdirde AK Parti’ye olan güçlü destek devam ediyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Bir de bu tablonun Cumhurbaşkanlığı seçimine yansımasına bakmakta yarar var.
“Muhalefetin adayları belli olmadan Erdoğan ilk turda seçilir ya da seçilemez” demek için erken.
Peki Cumhurbaşkanlığı seçiminin stratejisi ne olacak?
“Muhalefet, Erdoğan’dan daha parlak bir aday çıkaramayacak. O nedenle Cumhurbaşkanlığı seçimi ‘Erdoğan’a evet mi, hayır mı’ seçimine dönecek.”
Partiler aday çıkarırsa ne olur? “O zaman Erdoğan ilk turda seçilir.”
Öyle görülüyor ki, Cumhurbaşkanlığı seçimi bir Erdoğan referandumuna dönüşecek.

Güncelleme Tarihi: 20 Ekim 2017, 15:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER