‘Çocuk gelinleri teşvik eden cezalandırılsın’

Samsun Tabip Odası Başkanı Murat Erkan, Diyanet'in sitesinde çocuk yaşta evlenmelere onay veren ifadelerin, uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirterek, "Çocuk yaşta evlenen kız çocuklarında, erken ve zor doğum riski de daha yüksektir" dedi.

‘Çocuk gelinleri teşvik  eden cezalandırılsın’

Türkiye Diyanet Vakfı sitesinde “sözlük mahiyetindeki eser, öğrenciler, din görevlileri ve temel dini kavramları öğrenmek isteyen kişiler için bir kaynak niteliğindedir” ifadesiyle tanıtımı yapılan sözlükte yer alan, kız çocuklarının çocuk yaşta evlenmelerine onay veren ve toplumda büyük bir tepkiye neden olan ifadelerin, Türkiye'nin imzaladığı sözleşmelere aykırı olduğunu ve bu nedenle suç teşkil ettiğini söyledi.

0-18 YAŞ ARASI ÇOCUK KABUL EDİLİYOR

Aralarında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin de yer aldığı pek çok uluslararası belgede, 0-18 yaşında olanların “çocuk” olarak tanımlandığını vurgulayan Erkan, "Taraf devletler açısından bağlayıcı yasal yaptırımlar içeren söz konusu belgeler; başta devletin ilgili kurumları, hukuk, sağlık ve eğitimden sorumlu meslek grupları ve ebeveynler olmak üzere, çocukların içinde yer aldığı erişkin toplumunun tüm kesimlerini çocuklara karşı sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü kılmaktadır" dedi.

ÇOCUĞA YÖNELİK CİNSEL İSTİSMAR

Türkiye'de kız çocuklarının çocuk kabul edilen yaşta, kendilerinden oldukça büyük erkeklerle yaptıkları evliliklerin, var olan evliliklerin yaklaşık olarak üçte birini oluşturduğuna dikkati çeken Murat Erkan, "Erken yaşta evlendirilen kız çocukları kendilerini geliştirme koşul ve olanaklarından yoksun bırakılarak, yerine getirmekte zorlanacağı birçok sorumlulukla karşı karşıya kalmaktadır. Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi, yaşamının sonraki dönemlerinde de olumsuz etkilerinin sürdüğü çocuğa yönelik bir cinsel istismarı içermektedir. Bu tür evlilikler, eğitim hakkının engellenmesi gibi, çocuk haklarının ihlaline neden olmaktadır. Çocukların erken yaşta sosyal çevrelerinden soyutlanmasını getirerek sosyal becerilerin edinilmesini güçleştirmektedir" diye konuştu.

ERKEN VE ZOR DOĞUM RİSKİ YÜKSEK

Çocuk yaşta evlenen kız çocuklarının maruz kaldığı aile içi fiziksel ve cinsel şiddetin, erişkin yaştaki evliliklere göre daha yüksek oranda olduğunu da vurgulayan Erkan, "Çocuk yaşta evlenme ve anne olma, çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Çocuk yaşta evlenen kız çocuklarında, erişkin yaşamda evlenenlere göre, istenmeyen gebelikler daha yüksek oranda görülmekte, erken ve zor doğum riskinin daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Çocuk yaşta evlilik bir çocuğun hayatının çalınması, geleceğinin karartılmasıdır. Doğumdan 18 yaşına kadar gelişimlerinin çeşitli evrelerinde çocukların bakımı, zarardan korunması, çıkarlarının savunulması ve birer erişkin olarak yetiştirilmeleri konusunda çaba gösterilmesi, erişkin toplumunun yasal ve ahlaki sorumluluğudur" uyarısında bulundu.

SAĞLIKLI YAŞAM HAKKI ENGELLENEMEZ

Murat Erkan ayrıca, çocukların korunması, haklarına saygı gösterilmesi, biyolojik ve toplumsal gelişimlerinin gereksinimleri doğrultusunda desteklenmesine ilişkin bilimsel araştırma sonuçları evrensel düzeyde kabul görmüşken ve ahlaki bir yükümlülük olarak tanımlanmışken, çocuk yaşta evliliği özendiren dinsel kaynaklı söylemlerin devlet kurumlarınca kamuoyu gündemine getirilmesinin de, kişinin sağlıklı yaşam hakkını engelleyecek ve toplumsal yaşamı derinden etkileyecek sonuçlar doğuracağına işaret etti.

YASAL YAPTIRIMLAR UYGULANMALI

Çocuk yaşlarındaki bir kız çocuğunun evlilik gibi ağır sorumluluk gerektiren, yaşam ve sağlık açısından büyük riskler taşıyan, bir insan olarak eğitimini ve toplumsal gelişimini engelleyen, gelecek umutlarını ortadan kaldıran bir sürece hapsedilmesinin, mutsuzluğa ve ileride telafisi zor sorunlara yol açacağını ifade eden Erkan, şunları söyledi: "Henüz ergenlik döneminin başlangıcındaki kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmelerine yönelik her tür söylem ve girişim, toplumun çocuklara karşı ahlaki sorumlulukları açısından asla onaylanmayacak bir durum, yasal açıdan da altına imza atılan çocuk ve kadın haklarına ilişkin sözleşmelere aykırılık nedeniyle bir suçtur ve bu suçu işleyenlere karşı yasal yaptırımlar uygulanmalıdır. Devlet kurumlarını ve toplumun erişkin olan tüm kesimlerini, başta kız çocukları olmak üzere çocuklara karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye, çocukların bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan korunmasız durumlarını istismar eden, onlara karşı suç işlemek anlamına gelen söylem ve girişimlere son vermeye çağırıyoruz."

Gülsüm ATİK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER