2004 yılından önce inşa edilen binalarda ciddi sorunlar var

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı İshak Memişoğlu, “2002-2004 yıllarına kadar Samsun’da yapılan binaların birçoğundan depreme dayanıklılık beklememiz gerekiyor” dedi

2004 yılından önce inşa edilen binalarda ciddi sorunlar var

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı İshak Memişoğlu, “2002-2004 yıllarına kadar Samsun’da yapılan binaların birçoğundan depreme dayanıklılık beklememiz gerekiyor” dedi

10 Ekim 2018 Çarşamba 09:32
2004 yılından önce inşa edilen  binalarda ciddi sorunlar var

İkinci derece deprem bölgesinde olan Samsun’un da arasında yer alan Karadeniz Bölgesi’nde 50 yıl içerisinde büyüklüğü 6.6 şiddetinde deprem olacağı iddia edilirken, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı İshak Memişoğlu, kentteki binaların depreme dayanıklı olmadığını söyledi. Memişoğlu, Samsun’da 2004 yılından önce inşa edilen binalarda ciddi sorunlar olduğunu ekledi.

BİNALARIN KALİTELERİ YETERSİZ

Türkiye’de 1999 depreminden sonra ciddi anlamda önlemler alınmaya başlandığını belirten İshak Memişoğlu, “Beton kriterleri belli standartlar getirildi, elle beton üretimi yasaklandı ve betonların bir santral ortamında kontrollü bir şekilde üretilmesi sağlandı ve bu santrallere de sıkı denetimler getirildi. Ancak ikinci derece deprem bölgesinde yer alan Samsun’daki yapıların sağlık olmadığını söyleyebiliriz. Kentin geçmiş yıllarda yapılan binalarına baktığımızda, kalitelerinin yeterli olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

İNŞA BİLGİSİNDEN YOKSUN KİŞİLER YAPMIŞ

İshak Memişoğlu, “2002-2004 yıllarına kadar Samsun’da yapılan binaların birçoğundan depreme dayanıklılık beklememiz gerekiyor. Çünkü Samsun’daki binalar, üçüncü deprem bölgesine göre inşa edilmiş binalardır. Ayrıca bu binaların inşa edilme yöntemlerinde de kontrolsüzlük yaşanmıştır. Eski dönemdeki tabirle, demir ve çimento çalmanın oda olduğu dönemlerde ve inşa bilgisinden yoksun kişiler tarafından yapılmıştır” şeklinde konuştu.

‘HER TÜRLÜ MALZEME KONTROL EDİLMELİ’

Çin’den ithal edilen demirlerin dahi sıkıntılı olabileceğini söyleyen İshak Memişoğlu, “Yapı denetim mevzuatı gereği, şantiyeye gelen her türlü malzemenin kontrol edilmesi gerekiyor. Çeliklerin çekme deneyine tabii tutulması, dökülen betonlardan numune alınıp kırma deneyine tabi tutulması gerekiyor. Oraya konulmuş ve uyulması gereken esaslar vardır ve bunlara uyulması gerekiyor. Dolayısıyla usulünce yerinde inşa edilen yapılardan korkmamalıyız. Bu yapılar 5-6 ve hatta 7 şiddetindeki depremlerde dahi çok büyük sorunlar yaşayacağımızı düşünmüyorum. Ancak acıdır ki, Yapı Denetim mevzuatı yürürlükte olmasına rağmen, ciddiyetle denetlenmeyen binalarımızın olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

YAPI DENETİM FİRMALARINA VERYANSIN!

“Ülkemizin en büyük sorunlarından bir tanesi yapı güvenliğidir” diyen İshak Memişoğlu, şöyle devam etti: “Ülkemizdeki birçok konuda kanuni düzenlemelerimiz yeterli sayılabiliyor. Ancak yapı denetimi konusunda kanun yeterli değildir. Çünkü kamusal bir görevi olan yapı denetim yönetmeliği, özel şirketlere devredildi. Dolayısıyla bunun kamu eliyle daha sıkı denetlenmesi gerekiyor. Yapı denetim şirketlerinin organizasyonlarını ve iş alma kriterlerini devlet düzenlemelidir. Ancak ülkemizde siyasi irade, yapı denetim şirketlerini serbest bıraktı ve müteahhitler bu şirketleri tuttu. Şirketler, müteahhitte karşı bir türlü yaptırımda bulunduğunda ‘bir sonraki inşaatı alamama’ korkusuyla, müteahhit aleyhinde kararlar veremedi. Bunlar son derece sakıncalıydı. Ancak Yapı Denetim Yönetmeliği’nde yapılan düzenleme ile yapı denetim işleri devlet tarafından otomatik bir sistemle verileceğine dair bir düzenleme yapıldı. Başından buyana söylediğimiz noktaya gelinmiştir. Hükümetin attığı bu adım çok doğru ve olumlu bir adımdır. Gerçekten bu şekilde yapılırsa, hangi yapı denetim şirketine hangi müteahhittin düşeceği belli olmayacak ve iş alırken pazarlık yapılmak zorunda kalınmayacak ve haliyle usulsüzlükler engellenecektir. Sonuç itibarıyla göstermelik denetimlerin önüne geçilecektir. Vatandaşımızın can ve mal güvenliği korunacaktır.”

‘KONTROL ALTINA ALABİLMEK ZOR DEĞİLDİR’

İshak Memişoğlu, son olarak ise “Bu sorunu kontrol altına alabilmek gerçekten zor değildir. Yapılması gereken şey; her birimin görevini layıkıyla yerine getirebilmesi ve devletin organlarının bu birimleri layıkıyla denetlemesidir. Dolasıyla buradaki denetimsizliğin zafiyetleri bir sürü yurtdışımızın canına mal olmaktadır. Bu düzeni ciddi çalıştırabilmek ve konuları kamu ciddiyeti ile ele almak gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Gazete Gerçek

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.