ENFLASYON GERÇEKTEN DÜŞTÜ MÜ?

Sizi fazla yormadan hemen söyleyeyim; evet enflasyon düştü.

TÜİK'in verilerine göre, tüketici fiyatları endeksi kasım ayında yüzde 1.44 düşerken, yıllık artış ise yüzde 25.24'ten yüzde 21.62'ye geriledi.

Böylece enflasyon 2017 yılının haziran ayından bu yana ilk kez aylık bazda düşüş gösterdi.

Enflasyondaki bu düşüş, beklenenden çok daha iyi bir rakam.

Enflasyonun düşüş nedenlerine bakıldığında ise ana kalemlerinden birisinin ulaştırma, diğerinin ise ev eşyaları olduğunu görüyoruz.

Enflasyon sepetinin içinde bulunan 407 tane maddenin ağırlıklı ortalaması alındığında enflasyonun düştüğü bir gerçek.

Enflasyon düştü diyoruz da vatandaşın neden henüz çarşıda-pazarda bir düşüş yok ve bu gerileme cebimize yansımıyor diye sorarsak; onun yanıtı da çok açık.

Çünkü yaz aylarında yaşadığımız döviz kuru şokunda reel gelirimiz düştü. Gelirde artış olmayınca, enflasyon biraz düşse de kaybettiğimiz gelirin seviyesine halen gelemedi.

Bu nedenle de çarşı-pazara gittiğimizde, kendi enflasyonumuzun düşmediğini görüyoruz.

Görünen o ki; Enflasyonla Mücadele Programı'nın asıl sonuç verdiği ay kasım ayı oldu. Bunun yanı sıra petrol fiyatlarının düşmesi, ithalattaki sınırlama da Üretici Fiyat Endeksi’nin yani üretilen malların maliyetinin düşmesini sağladı.

Ancak ÜFE ile TÜFE arasındaki makas hala 16-17 civarında ve bu rakam oldukça yüksek.

TÜFE de yani bizim cebimizdeki hayat pahalılığını da ÜFE'deki artış ya da azalma etkiler.

Enflasyonun bundan sonraki süreçte de aşağı doğru düşüşüne devam edebilmesi için kurun aşağı yukarı bu seviyelerde kalması gerekiyor. 2018 yılını da yüzde 20 enflasyonla kapatacağımız kanaatindeyim.

Peki ya sonra?

2019 yılında ne olacak diye bakarsak; benim tahminin ocak-şubat ve mart aylarında enflasyonun yine yükselişe geçeceği yönünde.

Hem yıllık baz etkisi hem de 2019 yılının ilk aylarında yapılacak zamlardan dolayı. Asıl düşüşün nisan ayından itibaren gerçekleşmeye başlayacağı kanaatindeyim.

Enflasyonun iyice düşmesi için sıkı para ve maliye politikasını da beraberinde götürmek gerekiyor.

2019 mart ayında yapılacak yerel seçimler nedeniyle sıkı bir maliye politikası uygulanması zor. Sonuç olarak seçim var ve hükümet bir miktar kesenin ağzını açmak durumunda.

Ancak seçimden sonra enflasyonla mücadelede sıkı bir maliye politikası uygulanabileceğini söyleyebiliriz.

Bütün bunlar işin rakamsal boyutları.

Enflasyondan gerçekten düşüşe geçmesi için asıl gereken ise beklenti riskinin de aşağı düşmesi gerekiyor.

Yani vatandaş, esnaf, sanayici, çiftçi olmak üzere toplumun tüm kesiminin enflasyonun düşeceğine inanması gerekiyor.

Bu da zaman alacak bir durum olduğu için bugünden yarına enflasyonun düşmesini beklemek hiç de akıllıca olmaz.

Ama düşeceğine psikolojik olarak da inanmak şart.

Tüm bunları öngörürken kimileri özellikle şubat aylarında dövizde yeni bir şok dalgası yaşayabileceğimizi düşününler de yok değil.

Açıkçası ben kurda bu dönemde bir yükseliş beklemiyorum.

Papaz Brunson'un ülkesine dönmesi ile ABD ile ilişkiler eskisine göre daha iyi durumda, Avrupa Birliği ile ilişkiler iyi gidiyor, petrol fiyatları da aşağı inmeye başladı. Bunun yanı sıra yurtdışından gelen pozitif bir dalga var. Amerikan Merkez Bankası'nın faiz artışında daha yumuşak olacağı ihtimali de yine Türkiye’nin işine yarıyor.

O yüzden felaket senaryoları yazmaya da hiç gerek yok. Biraz zaman alacak ama olağanüstü bir durum olmadığı sürece biraz yavaş da olsa ekonomi daha da rahatlayacak diye umuyorum.

YORUM EKLE