Rektör Bilgiç, “Övgüye değer”

“İklim Değişikliği Eylemi” temalı Dünya Mimarlık Günü nedeniyle OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç ve  Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Oktay bir mesaj yayınladı.

Rektör Bilgiç, “Övgüye değer”

Uluslararası Mimarlar Birliği, Dünya Mimarlık Günü bağlamında 2017 yılı kapsamında “İklim Değişikliği İçin Harekete Geç” temasını belirlemiştir. 
Bu bağlamda çevremizi ve yaşadığımız mekânları tasarlayarak eserleriyle ören mimarlık mesleğinin tüm dünyayı ilgilendiren bir konu olan iklim değişikliği konusundaki hassasiyeti övgüye değer bir yaklaşımdır. Çünkü bu yaklaşım, yarınları gelecek kuşaklarımıza; çocuklarımıza ve gençlerimize daha sağlıklı bir ölçüde bırakabilme noktasında dikkate değer bir farkındalık oluşturma ve eyleme geçme çabası olarak ön plana çıkmaktadır. 


Bu vesile ile daha yaşanılabilir bir dünyanın ve daha sürdürülebilir bir çevrenin inşasında hayati rol ve sorumluluklar üstlenen tüm mimarlarımızın “Dünya Mimarlık Günü”nü kutluyorum.  

Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Oktay’ın Mimarlar Günü Mesajı


Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA), her yıl Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Mimarlık Günü olarak tüm dünyada kutlandığını söyleyen Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Oktay, Dünya Mimarlık Günü’nün bu yıl, UIA’nın belirlemiş olduğu “İklim Değişikliği Eylemi” teması ile Türkiye ve tüm dünya ülkelerinin mimarları ve mimarlık örgütlerince kutlanacağını, bu temayı desteklemek üzere Bonn ve Kuala Lumpur’da iki büyük forum gerçekleştirileceğini ifade etti.


Prof. Oktay, şöyle devam etti: “Ciddi çevresel problemlerin kentleri ve yaşayanları tehdit ettiği, kültürel değerlerin baskı altında olduğu, pek çok kentin sosyal açıdan kapsayıcı ve duyarlı çevrelerden yoksun olduğu küreselleşme çağında, ekolojik ve sosyo-kültürel sürdürülebilirliği birleştiren sürdürülebilir kentleşme ve mimari için, Mimarlık ve Şehir-Bölge Planlama eğitimlerinde yeni yönlendirmeleri de içeren bütüncül bir stratejiye doğru yönelmeye acil ihtiyaç vardır. Bu çerçevede mimarlar, hızlı ve denetimsiz kentleşme ve bina sayısındaki artış nedeniyle enerji tüketiminin artmasının bilincinde olarak, iklim değişikliğinin ve yarattığı sorunların (sera gazı emisyonunun artması) etkilerini azaltan bina ve yapı sistemleri yoluyla, sürdürülebilir kentleşme süreci içinde çok önemli bir rol üstlenebilirler.”


Gelecek 30 yılda dünya nüfusunun yüzde 80’inin kentlerde yaşayacağını kaydeden Prof. Oktay, bunun özellikle gelişmekte olan ülkelerde kentsel altyapı ve donatılar üzerinde büyük baskılar yaratacağını, bu nedenle, doğal afet ve kentsel felaketler dikkate alındığında, sürdürülebilir ve dayanıklı kentler için çalışılıp, söz konusu risklerin azaltılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Oktay şöyle devam etti: “Kentsel alanların insanların yaşam kalitelerini en çok etkileyen yerler olduğu kuşkusuzdur. Kentler aynı zamanda gerçekleştirilen etkinliklerin yoğunluğu nedeniyle çevre sorunlarının da ana kaynağıdır. Ancak buna tersinden de bakmak mümkündür. Kenti sorun değil de hem kentin yaşayanları, hem ülke, hem de iklim değişimi için bir çözüm ve fırsat alanı olarak gördüğümüzde, çözümleri üretmek bir heyecan haline gelebilecektir. Bu bilinçle ve kentlerimizde daha iyi bir gelecek umuduyla, Dünya Mimarlık Günü kutlu olsun!”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER