Zorlu lig maratonunda artık yavaş yavaş telafi limiti zor maçlar oynama noktasına geldik.

Bu maçların henüz ligin daha ikinci yarısına bile varmadan oynanmaya başlamasının en büyük nedeni ise sadece birinci takımın direkt olarak çıkmasıdır.

Bu yolda ilk yarının son iki deplasmanının zorluk derecesini düşünecek olursak gerçekten maçın kısa özeti kritik bir hafta ve kritik bir üç puan olarak değerlendirilebilir.

Gelelim maça...

İsterseniz yoruma her zaman olduğu gibi rakip takım saha içi dizilimi ve oyun kurgusundan başlayalım.

Rakibimizin istatistiksel verilerini göz önünde bulundurulduğunda ligde gol yollarında çok fazla sıkıntı çekmeyen aynı zamanda deplasman karnesine baktığımızda kalesini gole kapamakta zorluk çeken bir görüntü içerisinde olduğunu söyleyebiliriz.

Hacettepe teknik sorumlusu sayın Veyis Kanber takımını maçın başlangıç düdüğüyle birlikte bu istatistikleri doğrular bir oyun kurgusu ile sahaya sürdüğünü göstermiş oldu bizlere.

İlk defa ligde bir rakibimizin defans hattını bu kadar önde kurarak çizgi savunma yaparak oynadığını gördük.

Ekibimizi maçın ilk yarısında, ikinci bölgede karşılayan rakip Hacettepe kendi yarı alanında alan savunmasında doğru yerleşim yapmasına ve takımın saha içi boyunu çizgi savunma yaparak kısaltmasına rağmen rakip kalede birçok gol pozisyonu ürettiğimizi söyleyebiliriz.

Peki bunun sebebi neydi?

Başka bir değişle gol yollarında daha iştahlı bir görüntü vermemizin tek sebebi rakibin pas  oyunu ile üstüne gideceğimizi bilmesine rağmen kanımca yanlış bir oyun kurgusu ile sahada çizgi savunma yapmaya çalışarak ekibimizi kendi kalesinden uzak tutmaya çalışma çabası mıydı?

Öncelikle ligin ilk haftasından bu yana ısrarla her hafta gerek yazılarımda, gerekse radyo programında altını çizmeye çalıştığım bir husus vardı.

Ön bölgede rakip defansların arkasına koşu yapabilecek fiziksel kaliteye sahip süratli oyunculardan kurulu bir hücum hattı ile rakip kalelerde daha etkili olacağımız aşikar ortada.

Bu hafta ilk defa bunu sahada izleme fırsatını yakaladık.

Sağ ön Enes, sol ön Bahattin ve 9 numara bölgesinde ise Muhammet.

Diğer bir değişle fizik kalitesi düşük, rakiple ikili mücadelelerde etkisiz ve rakip defans arkasına dikine sürat koşuları yapacak yeterliliği olmayan Ramazan ve Samet ‘i ters ayakla oynatma ısrarını bu hafta zorunlu bir değişiklik sebebi ile sayın Taşkın kendisi çürütmüş oldu.

Asıl sorulması gereken soru?

Samet cezalı olmasaydı Hacettepe maçında bu oyuncu tercihleri ve oyun kurgusunu izleyebilecek miydik?

Maçın kilidi ve ön bölgede daha efektif bir takım izlememiz bu faktörde saklı.

Niye  mi ?

Çünkü Enes, Bahattin ve Muhammet üçlüsü ile ilk defa sahayı dikine bu kadar etkili bir şekilde kullanma şansı yakaladık.

Bunula birlikte kenarları daha etkin kullandığımızda Kubilay‘ın performansının daha pozitif yönde geliştiğini ve ön libero mevkiinde oynayan Savaş ve Oğuz ‘un ofansif oyuna daha çok katkı sağladıklarına tanıklık ettik.

Üstelik gereğinden fazla rakip yarı alanda pas yaparak rakip savunmanın isteği şekilde oynamamıza rağmen.

Eğer maçın ilk otuz dakikalık diliminden sonra ayağa pas oyununu biraz daha kenar çizgiler üzerinden hızlı hücum geçişlerine bırakabilseydik oyunun seyri çok daha farklı olurdu.

1-0 öne geçtikten sonra rakibin yarı alanımıza çok adamla gelmesi zaten ikinci golün an meselesi olduğunu gösterdi bizlere.

Sonucunda maçın seyrini sayın Taşkın‘ın zorunlu bir şekilde yaptığı doğru tercihleri belirledi.

Galibiyette emeği bulunan başta taraftar olmak üzere futbolcu, teknik heyet, kulüp çalışanı ve yönetim herkese teşekkürler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.