Camia olarak özlemini çektiğimiz transfer dönemlerini yaşıyoruz.

Tıpkı sezon öncesi hazırlık kampı döneminde olduğu gibi.

Çok değil geride bırakmak üzere olduğumuz yılın bizden götürdüklerini saymakla bitiremeyiz.

Ta ki kulübümüz Yıldırım Holding ve Sayın İsmail Uyanık öncülüğünde şirketleşme sürecine girene kadar.

En azından bundan sonra gerçekleştirilecek olan birkaç transfer döneminde daha kulübümüz adına hareketli günlerin geçeceği ortada.

Bunun da birden çok sebebi olduğu kanısındayım.

‘Bu sebepler neler?’ diye soracak olursanız kendimce yaptığım bazı tespitler sizlerle paylaşmak isterim.

1- Özellikle geçen sezon başta olmak üzere ‘Tutu döneminin’ idari ve transfer politikası anlamında yapılan yanlışları sonucunda altyapı ve A takım oyucu topluluğunun erozyona uğraması diyebilirim.

2- Her ligin kendine özgü bir formatı ve oyuncu yapısı var. Bu da hangi ligde hangi hedefe oynarsanız oynayın transfer politikanızı belirlemekte en önemli kriter haline geliyor. Kısacası elinizde bulunan kadro ne kadar kaliteli olursa olun bir alt lig ya da bir üst lig için yeterli olur anlamına gelmiyor.

3- Kağıt üzerinde takıma katkıda bulunacağını düşündüğünüz bir transfer bazen türlü sebeplerden ötürü istenileni veremiyor. Bu da sonraki transfer dönemleri için yeni transferler anlamına geliyor.

Bu sebepler listesini uzatarak devam ettirmek mümkün.

Gelelim yapılan transferlerle alakalı yoruma…

Ben her zaman gelecek olan oyuncunun isminden önce takıma yapacağı katkının sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.

Sezon öncesi fazlasıyla transfer yapmıştık.

Çünkü elimizde sahaya sürecek bir oyuncu topluluğu yoktu.

Şimdi ise devre arası transfer döneminden geçiyoruz.

Ve Ocak ayı transfer dönemlerinde transferi minimumda tutan takımların daha başarılı bir ikinci yarı geçirdiğini düşünenlerdenim.

Tabii ki baştan aşağı yenilenen takımlarda taşların yerine oturması için ocak ayı çok önemli bir zaman dilimi.

Ama bulunduğumuz ligin düşük kaliteli vizyonu ve elimizdeki oyuncu topluluğunun potansiyeli kıyaslandığında ara transferde kadroda şişkinlik yaratacak derecede transfer yapmak yerine oyuncu topluluğunun performansını arttırmaya yoğunlaşmak kanımca daha mantıklı.

Birkaç transfer ile eldeki oyuncuların ligi zorlanmadan götürmesi gerekir.

Burada antrenör kalitesi devreye giriyor.

Umarız ligin ikinci yarısında on birin de çok fazla rotasyonun olduğu ve taşların yerine oturması için süreye ihtiyacı olan bir antrenör yapısı ile değil de birkaç nokta transferle takım olgusu oturmuş birlikte oynayabilen bir oyuncu topluluğu izleriz.

Bu en azından önümüzdeki üç sezon böyle olacağa benziyor.

Bolca transfer sıcak saatler...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.