ÇALIŞMAYA GİTTİLER, CENAZELERİ GELDİ

Yılmaz İdareci daha 16 yaşındaydı.

Üniversitede okuyan ablasının eğitimi için lise eğitimini yarıda bıraktı, Vezirköprü'den çıkıp Antalya'ya inşaata çalışmaya gitti.

2014 yılında daha 16 yaşındayken çalıştığı inşaatın sekizinci katından düşerek feci şekilde can verdi.

29 yaşındaki elektrik işçisi Ahmet Gül de 16 yaşındaki Yılmaz gibi Vezirköprü'den İstanbul'a çalışmaya gitmişti.

Kağıthane'de, inşaatta çalışırken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi.

22 yaşındaki Mahmut Çekiç ise, Samsun-Sivas YHT inşaatında çalışıyordu.

Memleketi Çarşamba'dan çıkıp Yavu Köyü'nde yapımı devam eden tünelde çalışmaya başladı.

Yüksek basınçlı oto yıkama makinesi ile temizlik yapacağı sırada, aynı şantiyede çalışan arkadaşının cihazın kablosunu prize takması sonucu elektrik akımına kapıldı ve hayatını kaybetti.

Çekiç'in cenazesi de memleketi Çarşamba ilçesinde toprağa verildi.

Mahmut daha evlenmemişti ve ailesine destek olmak amacıyla YHT inşaatında çalışıyordu.

Emrah Öcalan ve Serdal Aykut 22, Mikail Doğan ise 31 yaşındaydı.

Onlar da ekmek parası için inşaat işlerinde çalışmak üzere gurbete çıkmışlardı.

Her üçü de Vezirköprü'nün Göl Köyü'ndendi.

Denizli'de inşaatı devam eden Adıgüzel-2 barajında yan perde betonlarının dökülmesi sırasında kalıp patlaması sonucu, 3'ü de dökülen betonun altında kalarak hayatlarını kaybettiler.

Bunlar son yıllarda meydana gelen ve memleketlerinde iş bulamayınca, ekmek parası için gurbete çıkıp çalıştıkları inşaatlarda hayatını kaybeden Samsunlu hemşehrilerimizden sadece birkaçı.

Önceki gün de kötü haber bu kez Gebze'den geldi.

Kuzey Marmara Otoyolu viyadük çalışmaları sırasında düşen beton blokun altında kalarak hayatını kaybeden üç işçiden biri olan Bayram Kılıç da Çarşamba'nın Kabaceviz Köyü'ndendi.

Aynı kazada ağır yaralanan ve halen tedavisi devam eden Kani Öztürk ile İstanbul'a çalışmaya gitmişlerdi.

Her ikisi de tonlarca ağırlıktaki betonun altında kaldılar.

Bu insanlar, Samsun'da çalışma olanağı olmadığı ve iş bulamadıkları, ekmek parası kazanıp evlerine gönderebilmek için gurbette şantiyelerde gece gündüz çalışıyorlardı.

Tıpkı Doğu’dan ve Anadolu’dan gelen diğer işçiler gibi.

Hepsi de taşeron firmaların getirttiği işçiler.

Çalışma güvenceleri hemen hemen yok denecek kadar kötü.

Yeri geldiğinde 7 saat kesintisiz çalıştıkları bile oluyordu.

Ve şantiyedeki koyternırlarda yaşıyorlardı.

Çalışmaya gittikleri gurbetten her birinin cenazesi geldi.

Türkiye'nin en acil çözüm bekleyen sorunu kesinlikle işsizlik.

Türkiye'de her şehir gibi Samsun'da tüketmek yerine üretime geçmezse, fabrikalarını kurmazsa, daha çok gencimizi gurbete gönderip cenazelerini toprağa veririz.

İşçilerimizin ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum!

YORUM EKLE