BU İŞİ ERDOĞAN ÇÖZER

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton başkanlığındaki ABD heyetinin Ankara ziyareti Türkiye’nin gündemine oturdu.

Önce heyetteki diğer iki ismi hatırlayalım; Kısa bir süre önce bu görevi de üstlenen IŞİD'le mücadele koordinatörü James Jeffrey ve ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford.

Üçlü heyetle birlikte Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın başkanlığındaki heyetle görüşen Bolton’un Erdoğan ile de görüşeceği gündeme gelmişti ama Erdoğan yoğunluğunu gerekçe göstererek Bolton'u kabul etmedi.

Erdoğan'ın Bolton’u ‘muhatabım değil’ diyerek reddetmesinde teknik olarak hiçbir sıkıntı yok. Çünkü gerçekten muhatabı değil.

Yine de bu olumsuz görüntü, ‘Türkiye ile ABD arasında yeni bir kriz mi çıkıyor?’ sorusunu gündeme getirdi.

Bolton'un Erdoğan tarafından 'muhatabım değil' denilerek reddedilmesi ve apar topar ayrılmasının altındaki temel neden ise; Türkiye'ye gelmeden İsrail'de yaptığı "ABD askerleri, Suriye'nin kuzeyindeki Kürtleri korumaya yönelik bir anlaşma olmadan çekilmeyecek" sözleri.

ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘ABD Suriye'den çekilecek’ sözlerinin ardından Bolton'un bu yönde bir açıklama yapmış olması adeta bir ‘ben bu anlaşmayı baltalamak istiyorum’ demekten başka bir şey değil.

Öyle görünüyor ki bu Bolton ve havarileri, Trump'ın bu açıklamasının karara dönüşmesini mümkün olduğunda geciktirmeye çalışıyorlar.

Erdoğan salı günü kararlılıkla yineledi ve, 'Harekata hazırız" dedi.

Bu harekatın başlayacağı kesin.

Ancak ABD ve Rusya ile ortak bir uzlaşma olması da gerekiyor.

Şimdiye kadar yapılan tüm harekatlarda bu uzlaşmalar çerçevesinde gerçekleşti.

Zaten Erdoğan da her fırsatta Türkiye'nin Suriye konusunda 'ortaklarıyla beraber hareket etme' amacında olduğunu vurguluyor.

Anlaşılan o ki Bolton Türkiye'yi bu harekattan vazgeçirmek istiyor ama eli boş olarak geri döndü.

Öyle olacağı da belliydi çünkü siz bir yandan sahadan çıkacağınızı açıklamışken ondan sonra pazarlık edemezsiniz.

Sadece Türkiye değil Moskova da, Şam da Tahran da sizin oradan çıkmanızı bekler.

Bir kere çıkacağım dedikten sonra, derli toplu mu olur, apar topar mı olur, bunlar önemsiz ayrıntılar.

Yani bir yandan çekilirken bir yandan şartlar koymanın ne siyasi ne de diplomatik olarak bir anlamı yok.

Siz çekildikten sonra da kalanlar kendi aralarında anlaşır.

Bolton’un ziyareti sonrasında benim anladığım; bu heyetler arası görüşmelerin bence Suriye'de harekete geçme konusunda çok önemi yok.

Boşa konuşuyoruz desek yeridir.

Bu işi yine çözse çözse Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yüzyüze, ABD Başkanı Dolad Trump ile de telefonla görüşerek çözecektir.

ABD ile yeniden bir kriz mi başladı sorusuna dönersek?

Yenisi falan yok, biz zaten yıllardır ABD ile krizin içindeyiz...

YORUM EKLE