BODRUM MAÇI ÖNCESİ...

Teknik ekibin oyuna müdahaleleri ve oyuncu değişiklikleri bu maç çok önemli!

Haftayı bu akşam Ege temsilcisi Bodrum karşısında galibiyetle kapatarak, rakiplerimizin alacağı sonuçları değerlendirerek geçirmenin planlarını yapıyoruz.

Rakip takıma dair basit bir yorum yapmak gerekirse aslında tam bizim istediğimiz tarzda oynayan bir ekip olduğunu belirtmek mümkün.

Takımın teknik sorumluluğunu sezon başından bu yana tanıdık bir isim olan sayın İpekoğlu yapmakta.

Kendisinin oyun yapısına dair bizimle birlikte geçirmiş olduğu süre zarfı içerisinde elindeki kısıtlı imkanlarla takımı ligde tutacak bilgi, oyun görüşü ve özellikle teknik analize sahip bir antrenör olduğunu belirtmek isterim.

Tabii 2. Lig çok farklı bir atmosferde cereyan ediyor, bu da ayrı bir konu.

Ege ekibinin kadro tercihi ise ligin formatı ile uyum içerisinde bir yapı göstermiyor.

Bunu belirtmekte fayda var.

Takım daha çok tecrübeli ve futbolun son dönemlerini yaşayan oyunculardan kurulu.

Kaleci Kaya Tarakçı  38

Özgür Yılmaz            33

İzzet Yıldırım             35

Orhan Şam                32

Hüseyin Kala             32

Mustafa Sevgi           35

Göksu Türkdoğan     34

Şaban Genişyürek    33

Yukarıda yazdığım isimler takımda genel anlamda düzenli olarak forma giyen ve 30 yaş bandının üzerindeki isimler.

Mustafa ve Göksu’ya ise ayrı bir parantez açmak lazım.

Takımımızda oynadıkları dönem eleştiri almalarına rağmen kişilikleri ile taraftarın gözünde hep taktir toplamış isimlerdi.

Bir takımın kadrosunun büyük bir kısmı 30 yaş üzerinde futbolculardan kurulu ise iki tespit üzerinden yorum yapmak gerek diye düşünüyorum.

1- Takımın temposu.

2-Takımın deneyimi.

Ligde bulundukları konumu hesaba katarsak rahat bir takımın tecrübeli ayaklarına dikkat etmekte fayda olduğu ortada.

Fakat fiziksel özellikleri ve maç tempoları bizim gibi önde oynamaya çalışan bir takımın dirençlerini kırabilmesi açısından en önemli avantajımız.

Zaten ligde aldıkları sonuçlar bu yorumu doğrular nitelikte.

Oynadıkları 7 maçta 90 ve uzatma dakikalarında kalelerini gole kapamayı başaramadılar.

Diğer yönden yaşlı ve temposuz görüntüleri oyunu iki yönlü oynamaları ve hızlı hücum yapmalarına engelli oluyor.

Kısacası ben maçta kadro tercihi kadar oyuna ikinci yarıda yapılacak müdahalelerin önemli olduğu kanısındayım.

Şayet maçın ilk 30 dakikalık dilime İnegöl maçındaki tempo ile başlar ve golü bulursak muhtemelen ikinci yarı yorulan, temposu ve gardı düşmüş hedefsiz rakibimiz karşısında sezonun en keyifli iç saha maçını izleme şansımız olabilir.

Tabii her şeyden önce rakibin tecrübeli ayakları ve duran toplara dikkat ederek...

YORUM EKLE