Yeni Zelanda'nın Christchurch kasabasında iki camiye yapılan silahlı saldırı dün yürekleri dağladı.

Saldırgan Brenton Tarrant'ın saldırı anını sosyal medyadan canlı olarak yayınlayacak kadar soğukkanlıydı.

Katliamda 49 kişi hayatını kaybetti, 48 kişinin ise yaralandığı duyuruldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, saldırılarda üç Türk vatandaşının yaralandığını ancak hayati tehlikelerinin olmadığını söyledi.

Katliam yapan cani, ırkçı. Katliamı yaptığı silahların üzerindeki yazılarda Müslüman ve Türk dünyasına yönelik tehditleri de boy boy medyada yayınlanıyor.

Neden bunlar yaşanıyor?

Din adına, inanç adına, ırk adına.

Oysaki inanmak da inanmamak da kendi başına matah, bir değer değildir. İnananın da inanmayanın da öyle vicdansız ve ahlaksızı var ki dudak uçuklatır.

İşte Brenton Tarrant, bu vicdansız ve ahlaksızlardan sadece birisi.

Kendi penceresinden öteye bakamadığı için yaşanıyor, inanç ve ırkçılık adına yaşanan ve yaşatılan zulüm.

Bunun yanında tüm dünyada inanç özgürlüğü ve insan hakları alanı gittikçe fiilen daralıyor.

Avrupa'da ve Batı'da ırkçı ve İslamofobi gibi siyasi akımların reva görmeye başlaması, bu katliamın ayak sesleri değil miydi?

Dünya'da uzunca bir süredir yükselişi seyreden ve hatta teşvik edilen İslam düşmanlığı bu saldırıyla bireysel taciz çizgisini geçerek toplu katliam boyutuna ulaşmadı mı?

Tüm dünyada internet ve sosyal medyada dolaşan nefret ve ayrımcılık yapan çığırından çıkmış bir şekilde.

Hakaret ve küfürler öyle doğal ve kendiliğinden yapılıyor ki, zavallı meczuplar her gün insanlık suçu işlediklerinin farkında bile değiller çünkü sadece kendilerinin canının acıdığını sadece kendilerinin kırılıp incindiğini sanıyorlar.

Kendini doğrulamak için ötekine küfretmeyi ve aşağılamayı normal sanan üstün ve tek doğruya sahip bu kişiler, her türlü katliam ve tecavüzün her türlü ayrımcılık ve insan hakları ihlalinin meşruiyetini sağladıklarını fark etmiyorlar bile.

Kimin inancı ya da inançsızlığı, insan haklarına aykırı ve insanı aşağılıyor ya da nefretin hedefi kılıyorsa ben ona ve onun inancına ve inançsızlığına karşıyım.

Bu sıradan faşizm suçunu, bu insanlık suçunu, bu ayrımcılık ve nefret suçunu her gün medya ve insanlarımız işlemeye devam ediyor ve bu hala olağan görülüyor.

İşte bundan dolayı bu dünyada inanç özgürlüğü ağır yaralı.

İşte bundan dolayı bu katliamlar yaşanıyor.

Tüm dünyanın özellikle de batı ülkelerinin insanlığın tamamını tehdit eden bu tehlikeli gidişe karşı tedbir alması zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.