2018 yılı hem dünya hem de Türkiye için oldukça yorucu bir yıl oldu.

Her şeyden önce 24 Mart seçimleri, parlamenter sistemden vazgeçen Türkiye'de yeni sistemin inşa edilmeye başlandığı bir yıldı.

Yeni sisteme geçildi ve Recep Tayyip Erdoğan ‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ilk başkanı seçildi.

Bu nedenle 2018'in en çok kazananının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu düşünülebilir.

Bu açıdan bakıldığında öyle ama bana göre 2018'in asıl kazananı MHP Lideri Devlet Bahçeli.

Kimi köşe yazarları ya da sosyal medyada, yıllarca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalefet eden Bahçeli’nin daha sonra neden müttefik olduğuna ilişkin eleştiriler yapılıyor. Hatta Erdoğan’a ve hükümete yönelik eski sözleri hatırlatılıyor ve Bahçeli'nin bir tavır değişikliği içerisine girdiği söyleniyor.

Ben bunun doğru olduğunu düşünmüyorum.

Çünkü dünkü Bahçeli ile bugünkü Bahçeli arasında hiçbir fark yok. Eskiden neyi savunuyorsa, yine onu savunuyor.

Ve AK Parti ile MHP arasındaki ittifak da Bahçeli'nin dile getirdiği birtakım ilkeler üzerinden yürüyor.

En başta da: Devletin bekası.

Yani; ‘devletin varlığını korumak.’

Aslında Türkiye’de İslamcı ve milliyetçi hareketler iç içe geçmiş hareketlerdir. Kimi muhafazakar ve milliyetçi, kimisi ise milliyetçi ve muhafazakardır. Yani kimi için önce din kimi için de önce milliyetçilik önemlidir.

Yine de her ikisi için de bu iki kavram önemlidir.

Seçmen tercihlerine bakıldığında da toplumun bu kesiminde 1969 yılından bu yana kimi zaman milliyetçiliğin, kimi zaman da İslamcılığı öne alan partilerin kazandığı görülür.

Tıpkı 24 Haziran’da olduğu gibi. 24 Haziran’da MHP, İYİ Parti ayrışması nedeniyle oy kaybetti ama ilginç bir şekilde AK Parti’den de oy aldı.

Bu tespitin yanı sıra; Bahçeli 2018’de partisini de kaybetmedi. Meral Akşener, Ümit Özdağ, Koray Aydın gibi isimlerin çıkmasıyla ciddi bir şekilde sarsılabilirdi ama kongre yapılamayınca, bu ayrışmayı da bertaraf etti ve partisini kaybetmedi.

Bahçeli için MHP'nin liderliğini korumak uğruna AK Parti’ye tavizler verdiği değerlendirmelerinin de bana göre sağlam bir zemini yok. Baktığınızda iç ve dış politikada ilkelerinden, teorik doktrinlerinden kopuş yaşadığı bir olay söz konusu değil.

Seçim ittifaklarına bakıldığında da, MHP’nin ittifaklardan zararlı değil karlı çıktığı görülüyor. Sonuç olarak 3 Büyükşehir’de ve bazı illerde MHP'li belediye başkanlarının seçilecek olması da iyi bir sonuç olacak.

Üstelik MHP; ekonomide yaşanan sorunlarla ilgili hiçbir sorumluluk almış değil, ekonomiyi tamamen AK Parti'ye bırakmış durumda. Birileri kalkıp MHP'li bir adaya ‘enflasyondan, hayat pahalılığından şikayet etse’, ‘Bizimle alakası yok, AK Partililere sorun’ diyebilecek durumda. ‘Siz destek veriyorsunuz’ denilirse ise, ‘Biz bu konularda destek olmuyoruz, sadece devletin bekası ve Suriye konusunda destek oluyoruz’ diyeceklerdir.

Peki diyelim ki bu ittifak bozuldu.

MHP kaybeder mi?

Bana göre etmez.

Çünkü zaten yıllardır muhalefette olan bir parti olarak MHP yine muhalefette kalabilir.

Bir sıkıntı olmaz.

Ama AK Parti için öyle mi?

AK Parti’nin muhalefete düşmek gibi bir seçeneği asla yok.

O yüzden 2018’in kazananı kesinlikle MHP Lideri Devlet Bahçeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.