AVUKATLIK GÜNÜNDE SOKRATESİ HATIRLAMAK...

Savunma mesleğidir,

İlk olarak antik Yunan ve Roma'da,

Görülür avukatlık...

Avukat ismi, üstün, ayrıcalıklı ve güzel konuşan,

Anlamına gelen, "Advo-Catus"  sözcüğünden gelir.

Savunmanın Sokrates ile başladığı söylenir,

Halk mahkemesinde yargılanmaktadır Sokrates,

Yaptığı dillere destan savunma haklı olarak,

Halen insanlık tarihine ışık tutmaktadır.

Yer Atina, yıl MÖ.399, Sokrates 70 yaşındadır,

Atina, baş rakibi olan Sparta ile savaşmış,

Bu korkunç savaşı kaybetmişti,

Atina'ya Otuz Zalimler denilen oligarşik bir rejim egemendi!!!

Bu zalim grup, toplumu savaşa sevk eden,

Bazıları Sokrates ile ilişkilendirilen bir grup insanı ortadan kaldırmıştı,

Daha sonra Otuz Zalimler sınır dışı edildi,  

Asli failleri ceza davasından koruyan bir genel af çıkarıldı,  

Atina'da demokrasi geri kazanıldı.

Ancak, kent halkının çoğunluğu,

Yaşanılan tüm sıkıntıların sorumlusu olarak,

Sembolik bile olsa bir günah keçisi arıyor,

Aslında mağdur olan Sokrates'i suçluyorlardı,

Onu zararlı bir böcek olarak görüyorlardı,

Toplumdaki diğer üyeler ise geleneksel değerleri ve ahlakı sorgulatan Sokrates’in,

Şehrin ahlaki dokusunu ve kararlılığını zayıflattığını düşünüyorlardı.

Belki ölümü değil,

Ama en azından iyi bir kırbaç cezasını hak ettiğini düşünüyorlardı.

*****

Atina'lı Euthyphro, babasını bir köleyi öldürdüğü için,

Aynı zamanda Millet Meclisi olan,

Mahkeme binasına şikayet için gitmektedir,

Mahkeme binasından çıkan Sokrates ile karşılaşır.

Sokrates, Euthyphro'ya,

Neden mahkeme binasına gittiğini sorar,

Euthyphro, babasının köleyi öldürdüğünü,

İhbar etmek için mahkemeye başvuracağını söyler,

Sokrates ona bunu neden yaptığını sorar,

Euthyphro köleyi öldüren babasını ihbar etmenin,y

Yapılması gereken en doğru şey olduğunu söyler,

Bunun üzerine Sokrates "Bunu nereden bildiğini?" sorar.

Bu konuşma Euthyphro’nun, Sokrates’in eleştirilerine karşı,

Cevap üretemediği için konuşma,

Bir kişisel dindarlık değerleri tartışmasına döner,

Euthyphro hiçbir tutarlı açıklaması olmadığından sohbeti keser,

Yine de babasını ihbar etmek üzere çekip gider.

Sokrates o sırada kendisi hakkında bir suçlamaya,

Cevap vermek için mahkemeye gelmiş ve geri dönüyordu,

Sokrates sahte tanrıları gençlere tanıttığı,

Dinsizlikle devleti yıkmaya çalıştığı için,

Ölüm cezasına çarptırılması isteniyordu.

Tek yaptığı insanları açık uçlu konuşmalara çekip,

Onların dikkatlerini dağıtmak olan bu zararsız garip feylesof,

Bu cezayı hak edecek kadar, büyük ne suç işlemişti?

*****

Sokrates'in savunmasını,

Dönemin iki ünlü tanığı olan,

Eflatun (Pluton) ve Xenophon'un eserlerinden biliyoruz.

Eflatun'un "Savunma" adlı eserinde,

Mahkemedeki savunma ve duruşma  tutanakları anlatılmıştır.

Antik Yunan'da mahkemede savcı yoktur,

Suçlular kendilerini hiçbir avukat olmadan,

 Tek başlarına savunmak zorundaydılar

Vatandaşlar suçlar, ilgi duyan vatandaşlar jüriyi oluşturur,

Jüri suç vasfını ve verilecek cezayı belirler,

Nihai kararın ardından hemen idam gerçekleştirilirdi,

Sanık eğer suçlu bulunur ise,  

Alternatif ceza isteme hakkı vardı,

Bu istem jüri tarafından oylanır,

Çoğunlukla yerine getirilirdi...

Sokrates’in duruşmasında 500 tane jüri üyesi vardı,

 Platon’un raporunda,

 Duruşmanın oldukça gürültülü geçtiği anlaşılıyor.

*****

Sokrates savunmasında,

Kendi hayatını ve yaptıklarını anlatmaktır,

Kendisine yöneltilen suçlamaları temelsiz ve anlamsız gördüğü için,

Cevap vermeyi bile gereksiz görür ve reddeder.

Yine de bir yanıt vermesi gerektiği için,

Gençleri veya başkalarını yoldan çıkarmadığını,

 Çünkü onlara öğretecek bir şeyi olmadığını,

Yalnızca diğer feylesoflardan öğrenme girişimlerinde bulunduğunu,

Diyalektik olarak, sorular sorup, cevapları sınayarak yaptığını söyler,

Sokrates jüri üyelerine,

Tanrı Apollo’ya bağlı Delphi Kahini’nin,

 Yunanistan’ın en bilge adamı olduğunu söyleyerek,

Kendisi ile diyalektik yapması için meydan okur.

Sokrates, kendisini bütünüyle cahil bildiği için,

Hayatını ortaya koyar, bu iddiasını test eder,

Kahin'in karşısına hiç bilge adam çıkmamıştır,

Sokrates, kahinin kendi cehaletini bildiğini,

 İspat etmek istemiştir.

Sokrates, “Savunmasın”da kahinin yalnızca bu sebepten,

 Çevresine zarar verdiğini ileri sürer...

Sokrates, çocukluğundan beri içinde,

 Kendisine eşlik eden bir ses olduğunu söyler,

Bu ses hiçbir zaman ona ne yapması gerektiğini söylemez,

Ancak yapmaması gereken bir şeyi yapmak üzere olduğunda onu uyarır,

Bu sesin nereden geldiğini söyleyemez,

Ancak, Apollo tarafından gönderilmiş olabileceğini iddia eder,

(Bugün biz bu iç sesi bireyin vicdanı olarak adlandırıyoruz.)

Avukatı yoktur Sokrates'in,

Jüriyi ve mahkemedeki diğer herkesi kızdırmayı başardığı için,

Suçlu bulunur ve ölümle cezalandırılır,

Kendisinden ölüm cezasına alternatif bir ceza önermesi istendiğinde,

Devletin hesabından kendisine kalıcı bakım talep ettiğini,

Çünkü bunu herkesten çok hak ettiğini söyler.

Bu durum jüriyi kızdırır ve ölüm cezası için oylama yaparlar,

 Bu aptal ve yaşlı adamın ölmesini aslında kimse istemiyordur.

Hatta kendisini suçlayanlar bile,

İnancından ötürü ölüme mahkum edilen bu adam için üzülürler,

Bu durum beraberinde,

Daha önceden bir sözcük karşılığı olmayan bir kavramı da doğurur,

"Şehitlik."

Gardiyanlar bile Sokrates’e hapishaneden kaçması için yalvarırlar,

Ancak Sokrates,

"Saygıyı hak eden vatandaştan başka bir şey olmadığını" söyler,

 Kendini zehirleyerek hayatına son verir.

*****

Sokrates'in bu kadar ünlü ve bilgili,

Feylesoy olduğu halde,

Bir avukat tarafından savunulma imkanı olsaydı,

Sokrates'in hikayesi, ölümle sona ermeyecekti.

Avukat olmadan savunma yapmayınız!!!

YORUM EKLE