Alexa Certify Javascript

Kuruyoruz!
YEREL 14 Kasım 2016 Pazartesi 08

Kuruyoruz!
grck.bz/nV8L4iiO

Türkiye’de bu yıl yağmur yağmıyor ve yaşanan kuraklık en çok çiftçiyi korkutuyor. Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi Karadeniz'de bile özellikle hububat eken çiftçi, yağmur yağmasını bekliyor. Samsun'da şimdilik içme suyunda bir sıkıntı yok ama kuraklık devam ederse Karadeniz’de bile durum kötü

Türkiye'de son günlerde hava sıcaklıklarının normalden yüksek olması, en fazla yağış alan Karadeniz'de bile 'kuraklık' endişesini beraberinde getirdi. Türkiye’de yağışların geçen yılın ekim ayına göre yüzde 75.3 azaldığı belirtiliyor. Birçok çiftçi ürünlerinin yetişmesi için yağmurun yağmasını beklerken, uzmanlar, iklim değişikliğinin en büyük etkilerinden birinin tarım alanları üzerinde olduğunu söylüyor. Yaşanan kuraklık şu an için en çok buğdayı etkileyecek.

BUĞDAY ÜRETİCİSİ BEKLİYOR

TMMOB'a bağlı Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun, sonbahar yağışlarının olması gerektiği bir dönemde mevsimin Antalya'dan tutun da Karadeniz'e kadar ciddi bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Mevsimsel olarak beklenen yağışların olmadığına dikkati çeken Tosun, özellikle iç bölgelerde buğdayda ekilen tohumların gün yüzüne çıkmak için yağmura ihtiyacı olduğunu söyledi. İdeal olanın kış olmadan tohumların çıkması olduğunu ifade eden Tosun, “Çiftçiler tohumunu ekti. Dört gözle yağmuru bekliyor. 1 aydır tohumu tarlada kuru bir şekilde bekleyenler var. Türkiye’nin büyük bölümünde tarlaların yemyeşil olması gerekiyordu. Ancak şu an sadece toprak görülüyor. Az yağmur yağarsa da tehlikesi var. Bu sefer de tohumun çürüme tehlikesi bulunuyor” dedi.

HUBUBATTA VERİM DÜŞER

Bitkilerin yağmur yağmadığı için yarışa geç başladığının altını çizen Hayati Tosun, “Zaman kaybedilmiş oldu. Buğdayın çıkışı eğer kuraklık devam ederse ilkbahara kalabilir. Eğer böyle olursa özellikle hububatta verim düşüşüne neden olacaktır. Yağmur yağmadığı için çiftçi sulama yapmak zorunda kalıyor. Bu da sulama maliyetinin artmasına neden oluyor. Kuraklıkla beraber verim de düşeceği için fiyatlar da bir yükseliş olacaktır” diye konuştu.

ASIL NEDEN: KÜRESEL ISINMA

Yaşanan kuraklığın asıl sebebinin 'küresel ısınma' olduğunu vurgulayan Tosun, "Bir taraftan yapılan termik santraller, HES'ler, sanayileşmenin getirdiği ozon tabakasındaki değişiklikler, ekeolojiyi tamamen değiştiriyor. İklim değişiklikleri de normal yağış hareketlerinin zamanlamalarını da değiştirdi. Bu durum kışlık sebze üretimine bile olumsuz yansıyacak. Birçok ürün erken çıkacak. Marul, karnıbahar, lahanayı olumsuz etkileyecek. Bu durum da zaten çok zor durumda olan üreticiyi, fiyat açısından bir kez daha vuracak" dedi.

ÇOK ACİL ÖNLEM ALINMALI

Son 10 yıl içersinde Türkiye'nin üç tane Van Gölü büyüklüğünde su kaynaklarını kaybettiğini dile getiren Hayati Tosun, "Bugünkü duruma bakarsak, ilkbaharda da risk var. Bakanlığın çok acilen DSİ ile birlikte ortak bir çalışma yapması lazım. Samsun'da içme suyu açısından şu anda bir sıkıntı yok. Barajlardaki doluluk oranı yeterli ama tarımsal sulama ve tarım için risk büyük" diye konuştu.

TARIMDA DURUM İYİ DEĞİL

Samsun Ziraat Odası Başkanı Hasan Tütüncü de, “Kasım ayı geldi ancak hala yağmur yağmış değil. Ekim, Kasım ayları buğday, arpa, yulaf gibi ürünlerin ekim dönemidir. Bu dönemlerde yağmur alması gerekir. Bir an önce yağmur yağması gerekiyor. Türkiye’nin de bu konuda tedbirler alması ve bunu bir an önce hayata geçirmesi gerekiyor” dedi.

SU KRİZİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Ondokuz  Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Yusuf Demir de ‘Su ve Kuraklık’ adlı konferansta kuraklık ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. 2050 yılında 54 ülkede su krizi beklendiğini söyleyen Demir, "Yine dünyanın yaklaşık yüzde 40’ının su kriziyle karşı karşıya olacağı ifade ediliyor. Bugüne baktığımızda su, savaşlardan çok daha önemli bir kriz. Bir litre tereyağı üretilebilmesi için 400 litre su tüketiyoruz. Bir ekmeğin üretilebilmesi için 1200 litreye yakın su kullanılıyor” dedi.

TURİZME AÇALIM DERKEN…

Küresel ısınmanın dünya için büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Demir, "Dünyada küresel ısınma üzerine çalışan örgütlerin raporlarına göre; önümüzdeki 50 yıl içerisinde doğal olarak yeşil kalabilecek 200 tane bölgeden bir tanesi de Karadeniz Bölgesi. Onun için Karadeniz Bölgesi’ni turizme hazırlama çalışmaları var. Samsun’dan Artvin Hopa sınırına kadar yaylalardan geçen bir yeşil yol tartışması başladı. Yeşil yolu doğru tartışmak lazım. Karadeniz Bölgesi’ni turizme açarken Karadeniz Bölgesi’nin doğal güzelliğini yok etmemeyi tartışmalıyız" diye konuştu.

Gülsüm ATİK

Kuruyoruz!
Etiketler ; Hayati Tosun
İlginizi Çekebilir