Alexa Certify Javascript
İsmail Kurtuluş Biçen: 'Avcılık değil, katliam!'
grck.bz/hyLyUr8e

Dünya üzerinde ilkel ülkeler hariç yasaklanmış avlanma yöntemi olan tırıvırı, Samsun ve ilçelerinde hala yaygın olarak kullanılıyor. Satılması ve kullanılmasının yasak olmasına rağmen hala satılan tırıvırı ağı; balıkçıların ve denizcilerin tepkisini çekiyor

Yaygın olarak denizlerde ve göllerde katil avcılık olan nitelendirilen tırıvırı balık ağı, balıkların ve hiçbir canlının göremeyeceği incelikteki misinalardan üretiliyor. Balık avlanma tanımı içerisine sokulmayan tırıvırı; balıkları ve tüm canlıları gafil avlıyor. Konu hakkında Gazete Gerçek’e açıklama yapan Samsun Balıkçılar Derneği Başkanı İsmail Kurtuluş Biçen ve Samsunlu balıkçılar, tepkilerini en yüksek mercilere ilettiklerini ifade ediyorlar.

 

‘AVCILIK DEĞİL, KATLİAM’

Tırıvırı kullanan ve satan balıkçıların avcılık değil doğa katliamı yaptıklarını vurgulayan Biçen, “Bu avlanma yöntemi uzun yıllar önce hemen hemen tüm dünyada yasaklandı. Gelişmemiş ülkelerde hala kullanıldığını televizyonlarda ve internette maalesef görüyoruz. Dış ülkelerdeki forumlarda bile tepkimizi koyuyoruz ama bugün Türkiye’de ve Samsun’da bile tırıvırı ile avlananlar var. Tırıvırı denilen şey, gözle asla görülmeyen, hiçbir balıkçılık takımına, oltaya, malzemeye ihtiyaç duymadan, ucuz ve niteliksiz bir katil yöntemdir. Tırıvırı hiçbir canlı tarafından gözle görülmez. İncecik misinalardan karışık şekilde yapılan ağdır. Bunu suya atarsınız, suda yaşayan hangi canlı varsa bu katil ağa takılır. Bunu kullanan katiller hiçbir şekilde balıkçı değiller. Biz olta balık avını doğa katliamı için değil, huzur ve mutluluk için yapıyoruz. Oltamız, taburemiz, takımlarımız, her şeyimizle denize balığa duyduğumuz sevgiye avlanıyoruz. Balıkçılık esasında budur. Tırıvırı ile bunların hiç birini yaşamanız mümkün değildir. Tırıvırı avcılık değil, doğa katliamıdır” dedi.

 

‘ZARARI SADECE DENİZE DEĞİL’

Tırıvırı yöntemiyle yapılan gafil avcılığın sadece denizdeki balıklara zararını olmadığını vurgulayan Biçen, “Bu öyle bir lanet aygıt ki, buna değen her canlı gafil avlanıyor. Tutmak istemediğiniz bir sürü deniz canlısının hayatına son veriyor. Üstelik her yere takıldığı için, misina kopuyor ve denizde kalıyor. İşte asıl katliam bu aşamada başlıyor. Denizin dibine veya taşa kuma takılan tırıvırıyı denizden çıkarmak mümkün değil. Denizde kalan bu tırıvırı plastik ve naylon misinadan yapıldığı için doğada asla çözülmüyor ve erimiyor. Bu tırıvırı yüz yıllar boyunca kenarından geçen canlıları bile avlıyor ve öldürüyor. 10 yıl önce denizde kalmış tırıvırıyı dalıp çıkarttığınızda onlarca yüzlerce balık veya yengeç leşi görürsünüz. Bunlar denizin dibinde leş olup gidiyorlar. Bunun neresi avcılıktır? Bu başlı başına katilliktir” dedi.

 

‘İNSAN VE KEDİ KÖPEK DE ÖLDÜRÜYOR’

Tırıvırı avlanma yönteminin koparak denizde kalması sonucu sadece balıkları değil, insanları, kedileri ve köpekleri de öldürdüğünü vurgulayan Biçen, “Bu düzenek takılıp koparak denizde kalıyor. Bu düzenek öyle bir düzenek ki, ayağınıza dokunduğu an kurtulma şansınız yok. Biz bu düzenekten defalarca kedi, köpek ve insan kurtardık. Hatta denizde boğularak ölen birkaç kişinin de tırıvırıya takıldığını ve kurtulamayarak öldüğünü biliyoruz. Sadece kayalıklara değil, kayalıklara takılan tırıvırı, sonrasında kıyılara da gelerek, insanların, çocukların ayaklarına takılıyor. Bu düzenek ayağınıza takıldığında kurtulma şansınız yok. Misina öyle bir dolanıyor ki, zaten panik yapıyorsunuz. Bu düzenek hala bazı av bayilerinde satılıyor. Yetkililer düzenli olarak tırıvırı satılmaması için av bayilerini kontrol ve denetime tabi tutmaları gerekir” şeklinde konuştu.

 

Serhat TÜRK

Etiketler ; Avcılık
İlginizi Çekebilir