Alexa Certify Javascript

'İlk düğme doğru iliklenmeli'
YEREL 10 Ekim 2016 Pazartesi 09

'İlk düğme doğru iliklenmeli'
grck.bz/Ngl4CVhI

OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, darbe girişimini yapanların akıllarını başkalarına teslim edenler olduğunu belirterek, “Ne olur aklımıza sahip çıkalım” dedi

AK Parti'nin Siyaset Akademisi Büyük Güç Türkiye Programı Samsun'un ikinci dersini Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Ayşen Gürcan ile OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç verdi. İlk olarak kürsüye çıkan Bilgiç, darbe girişimine müdahil olanların anatomisi hakkında bilgiler verdi. Bilgiç, aklını başkasına teslim edenlerin vatan haini konumuna dahi girebileceğini aktardı. OMÜ Rektörü Sait Bilgiç, “Türkiye’de gündem çok sıcak bir şekilde yaşanıyor ve bugün de ne yazık ki 18 şehidimiz ve çok sayıda yaralımız var. Bu rutine biniş gibi görünse dahi her şehit haberinde yüreğimiz dağlanıyor. Düşmana karşı daha da kenetlenmemizi hissettiriyor” dedi.

 

BİLGİÇ: AKILLARINI HÜKMETTİRDİLER

Darbe girişiminin oluşmasına da bazı insanların akıllarını başkalarının eline teslim etmesinden kaynaklandığını ifade eden Bilgiç, “Onlar bunu yaparken bu ülkeye düşmanlık yaptıklarını düşünemeyecek kadar da mankurtlarşmış hale geldiler. Bunun en büyük sebebi Allah’ın kendilerine verdikleri aklı birilerinin eline teslim etmelerinden kaynaklanıyor. Peki, hiçbir yapının, partinin veya grubun içinde olmayayım mı? diye sorabilirsiniz. Bunların içinde olmak sosyal hayatın gerçeğidir. Fakat o grubun içine girdiğinizde aklınızı kullanmayacaksınız demek değildir. Bir yere mensup olmak sizi birey olmaktan çıkartarak değersiz kılan ve sayısal bir değer haline getiriyorsa sizin orda olmanızın bir anlamı yok. Siyaset, devlet düzenini yönetme sanatı. Burası devlet yönetmeye meraklı insanların buluşma yeri diye düşünüyorum. Burada siyasi tecrübelerinden yararlanacağınız hocalar kadar kendi hayatlarından yararlanabileceğiniz örnekleri de yakalayabilirsiniz. Devletin kademelerinde her iş de olduğu gibi ehliyet sahiplerinin yer almalı. Bir insana taşıyamayacağı yükün üzerinde fazla yük verdiğinizde onun altında kalacağı aşikardır. Onun için liyakat her zaman önemli. İnsanı en çok rahatsız eden yokluk değil varlığa rağmen adaletsizliktir. Onun için her yerde adaletli olunmalı. Herkese iki ekmek düşme imkanı varken birine yarım başka birine ise 3 ekmek düşmesi herkesi rahatsız eder. Bir haksızlığa uğradığınızda adalet diye seslenirsiniz ama yanınızdaki uğradığınızda sesiniz çıkmaz. Biz eğer bir şeyleri değiştireceksek dünün yanlışlarına takılıp kalarak değil yetki ve görev sahibi olduğumuzda doğruluğuna inandığımızı ifade ettiğimiz şeylere hayat buldurmak için orda olmalıyız” diye belirtti.

GÜRCAN: İLK DÜĞMEYİ DOĞRU İLİKLEMELİYİZ

Ardından konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Ayşen Gürcan ise, “Yıllarca Türkiye’de hiçbir şey olamıyorsan siyaset yap mantığı güdülmüş. Siyaset yapmak ayıp denmiş. Bu manada son 15 yıldır siyasetin bir ahlakı olduğu ve bir duruşu olduğu görülmekte. Böyle bir akademide ders verilmesinin amacı da birçok konuda bilgi sahibi olmak. Siyasetle iletişimin çok ciddi göstergeleri var. Bunu 15 Temmuz’da yaşadık. İletişim mesajının nelere mal olduğu görüldü. Ben darbe girişiminde evdeydim. Oğlum bana bir şeyler olduğunu söyledi. Terör için güvenlik gerekçesi olduğunu düşündüm. Sonra oğlum sokağa çıkalım mı dedi. CNN Türk’teki cep telefonu ile mesajı halkı sokağa döktü. Bunu siyasetçinin başarısı olarak görebiliriz. Eğer siyasetçi olacaksanız önce üzerinizden bırakmanız gereken şeyler var. Bir içeriği bir duruşu yeniden tanımlandırıyorsunuz. Bunun etkilerini ölçüyorsunuz. Bir siyasetçi sadece ilkelerinden öte bir şeyi temsil eder. Söylenenle yapılan arasındaki fark ne kadar az ise başarı o kadar çok olur. Ama aradaki fark çok ise başarı da o kadar az olur. Söylediğimizle yaptığımız arasındaki farkı biz fark etmesek de karşımızdaki fark eder. İletişimde önce ön kabul var. İlk düğmeği doğru iliklemeliyiz. Bunun birincisi birine kendimizi anlatırken varsayımlarımız ve doğrularımız olmalı. İkincisi dinlemek istemeyene zorla dinletemezsiniz. Dinliyormuş gibi görülür fakat sizi hiç dinlemeyebilir. Üçüncüsü karşınızdaki yaptığı hiçbir doğrudan mesul olmadığınız gibi yanlışlardan da mesul değilsiniz” şeklinde konuştu.

 

Sezer SEZER

İlginizi Çekebilir